5 Ağustos 2014 Salı

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocukla Hello Kitty World Ataşehir




Şeker Pembesi bir dünya Hello Kitty World @ Ataşehir....
İçinde hala kız çocuğu olanlara sesleniyorum, çocuklu çocuksuz mutlaka gidin gezin..Gerçek bir görsel şölen garanti ediyorum... (Tabi bazı :( noktaları gözardı ediyorum şu anda)

Kızımla başbaşa Hello Kitty World'e gidip nasıl bir dünyaymış gezmek istedim.
Ayrıca bazı Avrupa yakasında oturan okuyucularım da burası ile ilgili bilgi edinmek istiyordu.
Eh o zaman dedik Ece ile beraber, hem ziyaret hem de bilgilendirme yapalım ;))

bahçe ortamı

Hello Kitty World sokağı

Ağustos ayı...hava sıcakk...kapıdan içeri girdik ki ne görelim!! Pembiş renkte bir Smart arabaaa...Tabi hemen fotoları çektik..
Bahçe güzel, çimenlik...çocuk oyun evi ve faaliyet alanı var ortada ve hemen yanında bahçeye açılmış bir restoran bölümü.. Ama bir ben bir de Ece vardık, çocuk olarak... Dediğim gibi tatil ve sıcak sebebiyle böyle tenha olmuş herhalde..
Faaliyet alanında hiçbir şey yoktu ya da ortada bir eğlence aktivitesi. Tabi hafta sonlarında yapılıyormuş ;) bana verilen bilgiye göre...


Neyse dükkanlara girelim bir şeyler bakalım dedik... Mağazada çalışanlarda herkes gibi tatile girmişti... Kızımın yaş grubuna uygun neler var diye sordum...Net bir cevap alamadım.
Dolayısıyla klasik Türk stili davranıp...Kendin bul kendin yaşa taktiği ile bu kadar büyük alana kurulmuş Hello Kitty World dünyasını gezmeye başladık.

Hello Kitty yatak odası

Aşağı kat, sonra ara bölümler ve tekrar üst katlar.
Mağazanın girişinden aşağı katlara indiğinizde kendinizi Hello Kitty sokağında buluyorsunuz. Her yer peluş peluş, pembiş ve şeker gibi tatlı...Bir anda Ece ile kendimi herşeyi karıştırıp oynarken bulduk.
Sonra ara sokaklardaki mağazaları inceledik :))) Neler var neler yok kii.
Hello Kitty aksesuarları, banyo malzemeleri, çantalar, oyuncaklar, puzzlelar, mutfak malzemeleri, çerçeveler, saatler, kalemlik vss... bitmezz yazmakla ;))

alt kattaki Hello Kitty sokağı
Aynı sokağın sonunda yukarıya merdivenle çıkınca biraz daha yaş seviyesi büyük çocuklara uygun aksesuar ve makyaj malzemelerinin satıldığı mağazayı gezdik. Burası pek bize göre olmadığı için yine aynı yolu takip ederek girdiğimiz mağazaya döndük. Asansörle 2.kata çıktık.
İşte burası kızımın aradığı nokta... 0-12 yaş grubu kız çocuğuna uygun aksesuar ve giyim eşyaları. Ececik, herşeyi sepete atmaya başladı.
Aman Allah'ım diyen ben buna son vermek için çeşitli taktikler geliştirerek sepete koyulmuş şeylerin % 80'ini başarıyla geriye koydurttum.
Aman siz siz olun gitmeden önce belirli bir anlaşma yapın, yoksa lütfen sakın bana kızmayınn ;))

vitrin
Neyse birkaç beğendiğimiz ürünler ile alt kattaki kasa bölümüne geçtik. Kasada bedenleri sordum, cevaplara göre seçimlerimizi yaptık. (Mağaza bölümlerinde bir eleman bile gelip bize yardımcı olmadı. Sonuç olarak bende kasada teker teker herşeyi sordum)

Hello Kitty restoranı

Güler yüzle karşılandığımız restoran bölümüne geçtik. Çocuklar için önemli olan herşeye burada dikkat ediyorlar.. Klimayı kapattılar, hemen resim kağıdı ve kalemleri getirdiler. Menüde seçilen yemekleri çabuk hazırlayıp sundular. Limonata ve margherita pizza çok güzeldi. Ancak menü biraz pahalı benden söylemesi... Bazı paket menüler var, ben sonra fark ettim, onlar daha hesaplı aklınızda olsun..

bahsettiğim hesaplı menülerin listesi

Annenin gözüyle notlarım
  • Bebek puseti ile mağaza ve diğer alanlarda rahat dolaşılabilir.
  • Tuvaletler çok şeker, fakat restoran bölümünde bebek emzirme odası diye ayrılan bölüm karışık..Tavsiye etmem. Hele böyle sıcak zamanlarda emzirme odasına klima gerekiyor, ki yoktu.
  • Mağaza dağınık ve biz gittiğimizde eşyalar yerlerdeydi. Galiba sezon başlarında uğramakta yarar var.
  • Çocuklar için aktiviteler haftasonu oluyormuş. Çocuğunuzu aktiviteye bırakıp şöyle keyif kahvesi beklentisi içinde olmayın ;)) Bir telefon ile arayıp sormanızın yararlı olacağını düşünüyorum. 
  • Menüde bebeklere uygun birşey yok.
  • Menü dışında gayet uygun fiyatlı paket menüleri var, aklınızda olsun.
  • Park için vale var. Ücret istemiyorlar, ancak bir bahşiş bekliyorlar tabi :)
  • Doğum günlerinizi de burada kutlayabilirsiniz, restoranı gayet güzel.
  • Menüde yer alan çocuk menüleri yeterli. 
  • Pembe Smartın önünde mutlaka foto çektiriin ;))
  • Hello Kitty World gece saat 22:00'a kadar açık.

işte bunlara hayır diyemezsiniz ;))

Ulaşım

Özel vasıta 
Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü geçtikten sonra TEM karayolunda devam edin. Ataşehir okunu gördüğünüz kavşaktan girin ve ışıklardan sonra sağdan devam edin. Gelen ikinci ışıklarda ise yolun solundan takip edin. Hello Kitty World mağazası yolun sağında kalıyor, Palladium AVM'nin tam karşısında..

Adres

Barbaros Mah. Halk cad.
No: 37 Ataşehir Merkez/ İstanbul

Telefon

0 216 470 6767

Hello Kitty ve arkadaşları


..tamamı »

3 Temmuz 2014 Perşembe

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Sedir Adası: Çocukla gidilecek yeryüzünde bir cennet




Doğaüstü güzellik Sedir Adası.
Denizi, kumu, antik şehri ve tarihi, kokusu, güneşi ve hissettirdikleri ile ...
Dünya üzerinde kolay kolay görülemeyecek özelliğe sahip Kedrai (Sedir Adası).

Derlerki, binlerce sene önce Kleopatra ve Antonius bu adada büyük aşk yaşamışlar.
Öyle ki  Antonius, Kleopatra rahat rahat yüzebilsin diye Mısır'dan 60 büyük gemiyle çapları 1 mm den küçük ve her biri aynı büyüklükte olan kumları getirip Kedrai'nin bu cam gibi suyu olan koyuna döktürmüş ;))

Sedir Adası plajı

Sedir Adası plajında şezlong ve şemsiyeler

Dünyanın yalnızca iki yerinde olduğu bilinen bu kumlar bir de Kızıldeniz'de görülebilirmiş. Adanın ünlü olmasını sağlayan bu kumun özelliği sadece aynı ebatta olması değil, sodalı suda kendinden çoğalabiliyor, ateşte yanabiliyor ve büyüteçle incelediğinizde hareket ediyor olması ;)

"Yani bunlar canlı mı anneeee",
"Hımm evet galiba" diye hafif bir ses çıktı benden.
Bu sırada suyun içinde kumların üstünde oturuyoruz hep beraberrrr ;)) Ya acaba çocuklara bir şey olur mu diye düşüne dururken sahildeki hanımlara baktım bir de ne göriiim.
Kleopatra gibi güzel olabilmek için herkes almış kumları cildine sürüyor. Herhalde iyi geliyordur diyerek artık biz de baktık keyfinee :)))

üçlü ada takımından Kedrai dışındaki
adanın yanından geçerken gördüğüm antik kalıntılardan

Çok özel bir ada... Gökova Körfezinde bulunan üçlü bir ada grubunun en büyüğü... Kumun verdiği güzellik suyla birleşince billur gibi bir deniz. Seyretmeye doyamıyorsunuz. Adanın her yeri zeytin ağaçları ve küçük çalılarla kaplı. Kültür turizmine de açılmış olan Kedrai'de antik şehrin kalıntılarını da gezebilirsiniz. Tahtadan yapılmış patikayı takip edip tüm tarihi yerleri görebilirsiniz.
Buralar daha tam olarak restore edilmemiş, biraz atlaya hoplaya geziyorsunuz. Üçlü ada grubunun diğerlerinde de tekne ile gelirken bazı antik surlar, kalıntılar gördüm. Ancak buralara tekneler çıkmıyor.


Kedrai'deki antik tiyatro
Kedrai Adasında, dokunduğunuz her taşta antik yaşanmışlıklar var... Bir düşünün, tiyatrosunda seyredilen eğlenceleri ve dövüşleri, o gladyatörleri... Antik limanına yaklaşan gemileri, indirilen ipeklileri, baharatları... Agorasında yer alan heykellerin gölgesinde yapılan politik ya da dini tartışmaları, dükkan ve pazarlardaki ticareti... Bir yandan da Ege Denizinin muhteşem manzarası ve dokusu.

Antik şehrin sur kalıntıları


Kedrai antik limanı

Kleopatra Adası olarak da bilinen bu adaya uğrarsanız tarihini mutlaka gitmeden önce okuyun. Böylece gezerken bazı şeyler daha anlamlı olacaktır. Tabi bir de annenin gözünden Sedir Adası notlarına dikkat etmenizi öneririm ;)))

Notlarım
  • Sabah saatlerinde adayı ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Yoksa öğlene doğru turcular adayı doldurup işgal ediyorlar.
  • Kumlar çok önemli ve turizm ile azalmaya başlamış. Bu sebeple terlikle denize giriş yasak. Sadece güvenlik görevlilerinin olduğu yerden girişe izin var. (Kumun üzerinde öööyle sere serpe yatamıyorsunuz :(((  )
  • Denize girebileceğiniz koyda çocuklar rahat yüzebilir. Belirli bir genişlikte deniz sığ. Ayrıca mevsim normallerine göre suyun sıcaklığı da yüksek oluyor, bebişler de rahat yüzebilir ;)
  • Güneş ve deniz birleşince uzun süre suda kalınabiliyor. Çocuklara mutlaka güneş koruyucu  sürün. Ayrıca şapkada takabilirseniz bırakın sudan hiiiç çıkmasınlar.
  • Biz adada yeme-içme anlamında birşey yoktur diye düşündük. O yüzden tedarikli gittik. Adada zeytin ağaçlarının altında piknik masalarını bulunca yayılıp pikniğimizi yaptık. Tavsiye ederim, keyifli...
Adanın tek kafesi "Müze'nin Kahvesi"
  • Tabi adada kafe (Müze'nin Kahvesi) olduğunu görüncede sevindim. Zor durumda kalanlara tavsiye ederim, fakat bir magnum dondurma bile 6 TL'ydi.
  • Müze'nin Kahvesinin olduğu sırada duşluk (su buz gibi), üst değiştirme kabinleri ve tuvaletler mevcut. (Hepsi ücretsiz). 
  • Bebek bez değiştirme ünitesi yok. Dışarıda uygun bir yerde de yapılabilir. 
  • Kumsalın hemen arkasındaki bölümde tahta şezlong ve şemsiyeler var. (Ücretsiz)
  • Yanınıza değerli eşya almamanızı öneririm. Ancak gerektiği durumda Müze'nin Kahvesinde günlüğü 5 TL olan kilitli dolaplar var.
  • Yürüme yolları, tahtadan ve güzel döşenmiş. Pusetle rahat gidilebilir (Hafif puseti tavsiye ederim).
  • Yolun üzerinde tarihi noktaların ismi ve bilgileri var. Gezi bir saatten fazla zaman almıyor, rahat rahat görüp tur teknenize dönebilirsiniz.
Adadaki yollar tahtadan yapılarak oluşturulmuş
  • İş bankası kartı veya müzekart sahipleri adaya bedava giriyorlar, bilginizee.
  • Özel araç ile giderseniz, Sedir Adasına geçiş için köy limanına varmadan yol üzerinde sağda ve solda köy restoranları göreceksiniz. Bunlardan Çınar'ı tavsiye ederim. (Kahvaltı, gözleme, çorba ve birçok çeşitte yemek hem hesaplı hem de çok lezzetli)
  • Çilek toplamak isterseniz yol üzerinde bir kaç tane bulacaksınız. Tavsiye ederim... Hala o çileğin kokusu burnumda diyebilirim.
  • Tabi bir de fotoğraf makinenizi unutmayın.
Sedir Adası giriş noktası

Sedir Adası ziyaret saatleri ve ücretler

Ziyaret saatleri : 10:00- 19:00
Ada giriş ücreti: 15 TL (Yetişkin) (Müzekart veya İş Bankası Maximum kart sahiplerine ücretsiz)

ören yeri bileti

Ulaşım

Marmaris ya da Gökova- Akyaka Limanından kalkan günlük tekne turları ile ulaşabilirsiniz.

Böyle bir tur almak istemiyorsanız, özel araç ile Marmaris- Datça karayolu üzerinde Datça istikametinde ilerleyin. Sedir Adası tabelasını görünce sağdan yola girip takip edin. Yolda 5 km ilerledikten sonra Çamlıköyü iskelesinde yer alan teknelerle adaya geçiş yapabilirsiniz. Limanın olduğu yerde geniş bir park alanı var. (Ücretsiz)
Adaya tekne ile geçiş 20 TL'dir. Her saat başı gidiş ve her saat başı dönüş bulunmaktadır. (Tabi adanın açık olduğu saatler dahilinde ;))  )

Çamlı köyündeki limanın otoparkı

Sedir Adasına giderken amacım, sadece çocukları denize sokmak değildi. Bir miktarda olsa antik çağa ait kalıntıları oldukları gibi bulup tozunu almalarıydı. Bu toprakların ne kadar bereketli olduğunu görmeleriydi.
Bir yandan da akvaryum gibi deniz, kum ve piknik gezimizi eğlenceli kıldı :)
Çocukla Sedir Adasını ziyaret etmek bu nedenle çocukla gezilecek yerler listemde hep en yukarılarda olacak!!
Kedrai şehrinin antik surları

..tamamı »

16 Haziran 2014 Pazartesi

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocukla Roma'da Gezilecek Yerler- La Dolce Vita!!!!



Roma'nın etrafı surlar ile çevriliymiş çook eskiden..
Şehrin girişi için kapılar yapılmışş.
Havaalanından merkez Roma'ya girerken böyle bir kapıdan geçtik ve Roma İmparatorluğunun başkenti olan dünyaya doğru yolumuzu aldık. Tüm heybetiyle bizi karşılayan Collosseumm, antik şehrin haraberelerinin yanından hızlıca geçtik.
Taksi sürücümüz bayan, hızlı şöfor. Yoğun trafiğin ortasında süslü beyaz mermerden muhteşem at heykelleri ile Vittoriano'yu görünce heyecanla İtalyanca birşeyler anlatmaya çalışıyor...
Tabi benim aradığım 1960'lı yılların unutulmaz romantik film sahnelerinin çekildiği Roma (La Dolce Vita!!!)

Piazzo Venezia- Vittoriaono
Gün başladı, zamanımız kısıtlı. Hemen otelden ayrılıp, elimizde harita şehri tabanvay ile gezmeye başladık.
En sevdiğimiz..
Böylece turistlerin akın ettiği yerlerin dışında halkın içinde yaşama ve sohbet etme imkanı sağlıyor. Farklı olan bu kültürü görmemizi ve yaşamamızı sağlıyor.
Aklımın hep bir köşesinde takılı, Ege ve Ece... Burada olsalar nasıl yapardık, nerelere götürür ve ne yedirirdik diye diye gezindimm.
Böylece İtalyan çocuklarını ve turist ailelerin çocuklarını gözlemlemeye başladım.

çocuk giysisi satan bir dükkanın vitrini

Ve işte anne gözünden Roma notlarım şöyle;
ne diyebilirim bu kuşlar her yerde aynı ;))
  • Ne yedirebilirim diye çok düşünmeyin. Zaten her şeyi yadırgayacaklar. Makarnayı bileee... Çünkü onlar çocuk!!! 
  • Burada en sevdiğim aynı bizdeki gibi tezgahta satılan meyveler var. Onlardan alın. Her yerde çeşme var, buralarda yıkarsınız.
  • Pastahane, kafe gibi yerler var ara sokaklarda... Buralarda taze sıkılmış meyve suyu ve kruvasan yedirebilirsiniz.
  • Öğle ve akşam yemeklerinde balık, makarna ve margarita pizza kurtarıcınız olacak. Yine her yerde arabalarda satılan sandviçleri de öğün olarak alabilirsiniz.
  • Bebeğinizle gezecekseniz, meyve dediğim gibi her yerde var. Oteldeki kettle'da suyunuzu kaynatabilir ve termosa koyup, yanınızda mamayı taşıyabilirsiniz.
  • Çocuklara İtalyanların ilgisi çok. Onlardan yardım her zaman rica ederseniz, seve seve yapıyorlar.
  • Bebek pusetiyle dolaşmak gerekiyor. Ancak merdivenli ve çok taşlı yollar var. Pusetle dolaşmak size yük olabilir. Uyumak isteyen bebek uyuyamaz, hatta uyuyan kalkabilir...ufff!! Mümkünse bebeğinizi kendinize bağlayarak gezin. Ya da uyku saatlerinizde kendinizi bir kafeye atın ki o da sizde dinlenebilin. Çoğu görülecek yere bolca merdiven tırmanarak çıkıyorsunuz. O yüzden yanınıza hafifsiklet puset alın ;))
  • Çocuk büyük ve taşınmayacak durumdaysa hop on hop off otobüslerle gezin. Beğendiğiniz yerde inin ve orada gezinin. Genelde meydanlarda dolaşacağınız için, ki trafik kapalı oluyor, çocuklar her yerde rahat rahat koşabilir. Sizde bir yandan tarihi seyrederken hayatın akışını dinleyebilirsiniz.
  • Turist informasyon ya da küçük büfelerden roma pass alın. Roma combo pass ile hop on turlar ücretsiz ve iki müze girişi bedava. Otellerin hepsinde ve turist danışma merkezlerinde tarihi ve gezilmesi gereken yerleri gösteren harita var, ve bunlar ücretsiz. Otellerde çalışanlarda her konuda gönüllü yardımcı oluyorlar. Operaya ya da tiyatroya gitmek isterseniz bilet bile buluyorlar, aklınızda olsun ;))
  • Tuvaletler genel olarak temiz değil. Benim tavsiyem parklarda bezleri değiştirmeniz ve olmazsa olmaz boool ıslak mendil bulundurun. Çoğu yerde tuvalet bile yok.
  • Sokaklarda bolca musluğu olmayan çeşmeler göreceksiniz. Buralardan su doldurabilirsiniz, test ettim ;))
motosiklet veya bisiklet çokça kullanılıyor



Anne gözünden Roma'da çocuklarla gidilmesi gereken yerler;

Villa Borghese;

İspanyol medivenlerini çıkın. Buradan soldan yukarı yürümeye devam edin. Yolun sağında parkı göreceksiniz. Ağaçlarla kaplı düzgün yürüme yolları olan büyük bir park. Herşey de olduğu gibi kardinaller, parkın içinde yer alan heykel ve süs havuzları gibi birçok sanat eserini büyük ustalara yaptırmışlar. Çocuklar burada rahat eğlenebilirler. Onlarla bisiklet sürebilirsiniz (bisiklet kiralayabileceğiniz noktalar var), istediğiniz yerde çime yayılıp güneşin keyfini çıkarabilirsiniz. Çocuk oyun parklarında eğlenebilirler, paten yapabilir, sizde bu sırada onları oturup seyredebilirsiniz. Bu parkta bebek puseti ile rahat gezebilirsiniz. Birçok yerde bizdeki gibi gezer satıcılar var. Bunlardan alışveriş yapabilirsiniz. (Sandviç, su, meyve suyu, meyve, pamuk şekeri vs.. var) Parkın birkaç noktasında tuvalet varmış.

Borghese Parkı-
(Burası bir bakıma Central Park gibi bir yer )

Bütün ilkokul öğrencilerinin kapıda beklediği Roma'nın tek hayvanat bahçesi yine bu bölgede.  Bioparco, Avrupa'nın en eski hayvanat bahçesi. Borghese müzesinin biraz ilerisinde. Çocuklarla burayı gezmenizi tavsiye ederim.

Borghese parkı- Pincio bahçesinde bir süs çeşmesi
 (Hz. Musa'nın annesi tarafından Nil nehrine bırakılışı tasvir edilmiş)

Yine aynı bölgede Borghese Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Eğer haftalar önceden rezervasyon yaptırmadıysanız, girişiniz zor. Ancak biz şöyle yaptık; Saat 5'e doğru müzede yoğunluk bitiyor. Bize çalışanlar tam saat 5'te gelmemizi çünkü iptallerin olabileceğini söylediler. Şansımıza bayağı iptal olmuştu. Müzeyi de bir saatte gezebiliyorsunuz. Harika bir yer tavsiye ederim.

Borghese parktan 

Museo Explora eski bir otobüs garının içindedir. Bu müzede çocuklar sanat, bilim ve doğa konularında keşifler yapıyorlar. Bebeklerden 12 Yaş çocuklara kadar grupları alıyorlar. Bu nedenle gitmeden önce web adresinden bir araştırma yapın, çünkü gün boyu değil zaman-bilet sistemine göre gezebiliyorsunuz.
Aynı parkın içinde olması avantaj. Çocukları  eğlenmeleri ve İtalyan çocuklarla interaktif olup farklı kültürleri algılamaları için bile buraya götürmeniz yeterli olacaktır.


Collesseum
Roma'nın olmazsa olmazı. Kapıda çocukla sıra beklememek adına Roma Pass'a ait müze girişinizi mutlaka buraya girişte kullanmanızı tavsiye ederim. Böylece 45 dakikaya varan sırayı beklemek zorunda kalmazsınız.(yoğun olmayan öğle saatinde bile, çocukla düşünemiyorum)

Colosseum
Vatikan

Mutlaka gitmeden 1 hafta önce internetten rezervasyon yapın. Tur almanızı tavsiye ederim. Böylece her resim, heykel veya odanın hikayesini öğrenmiş olursunuz. Burada yanınıza su vb. şeyleri alın. Çünkü içeride olmayacak.

Vatikan

Vatikan içindeki bahçe ve ölümsüzlüğün ifadesi ananas 

Trevi çeşmesi (Aşk çeşmesi) ve İspanyol merdivenleri

Roma'nın vazgeçilmez noktaları. Buralarda küçük dükkanlardan dilim pizza alın. Tabi dondurmayı da mutlaka tavsiye ederim. Her yerde tat aynı merak etmeyin. Sadece şu meşhur İtalyan pizzası farkına varmak için öğrendiğime göre Napoli'ye gitmek gerekiyormuş ;))

La Fontana di Trevi ya da Aşk Çeşmesi

Piazza di Spagna'da İspanyol Merdivenleri (maalesef üstteki kilise
ve buradaki ünlü karaya vurmuş tekne şeklindeki çeşme tadilatta. bu yüzden göremedik :(( )

Piazza Popolo

Meydanlar çocuklar için eğlenceli oluyor. Trafiğe kapalı olduğu için istedikleri gibi koşup eğlenebilirler. Burada yer alan ikiz kiliseleri gezin. Meydandaki çeşmede aslan başları üstüne çıkan çocukların fotolarını çekin ;))


Piazzo Popola

Piazza Navano

Burada da bırakın koşsunlar, müzisyenlerin eşliğinde dans bile eden minik çocuklar vardı. Ayrıca turistlerin olduğu yerde İtalyan sanatçılar birçok gösteri yapıyor. Çocuklarla seyretmek eğlenceli olacaktır.

bir balkon

Geceleri çıkmak isterseniz; Trevi Çeşmesinin orası Ortaköy tadında oluyor. Tabi çok kalabalık...Ama yine de çocuklarla dondurma keyfi yapabilirsiniz...

Piazza Navano
Roma açık hava müzesi gibi bir şehir. Her yer müze, kalıntı ve eserle dolu. Çocuklarla Roma'yı gezerken rahat olun. İtalya'nın tadını çıkarın. Dondurma yiyin, pastanelere girin, sıcak ekmek kokusunu hissedin, espresso keyfii, peynir kokuları... Bisiklete atlayın, tabanvay gezin, sohbet edin, bırakın çocuklar diğer kültürden çocuklarla oynasın... Çocuklarla müze gezmek imkansız mı diyorsunuz, gerek yok...zaten her yer müze ve sanat dolu... Oturun bir kafeye ve çocuklara İtalyanlar gibi hayatın keyfini çıkartmayı gösterin...

La Dolce Vita çocuklarrr !!!

Popola Meydanındaki şehir surlarından dışarıya çıkan arabalar




..tamamı »

10 Haziran 2014 Salı

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocukla Maşukiye ' de Piknik



Güzel sıcacık yaz günleri geliyor. Çocuklar yaz tatiline girmek için sabırsızlanıyorlar. Planları listeliyorlar karşımda...
Tabi gel gör ki İstanbul'da çocuklarla yazın o nemli sıcak havasında gezmek zor olabiliyor. Bir de piknik yapmak istiyorsa minikler, yandık... Ama alternatif buldum, herkese tavsiye edebileceğim. Arabayla İstanbul'a 1 saat uzaklıkta Sapanca- Maşukiye'de...
Maşukiye Mahmudiye deresine doğru çıkan yolun üzerinde birçok piknik-restaurant alanları bulunmakta. Otobandan çıkıp soldan derenin yoluna dönünce yeşilikler ile çevrelendik. Birde yanımızdan geçen derenin güzelliği de eklenince çocuklar "hadi piknik alanına gidelim çabukk" demeye başladılar.
Biz yolun sonuna doğru olan Yayla Alabalık Tesislerinde durduk. Hemen arabadan inip gezelim, beğenirsek kalalım diye düşündük.


Tesiste yeşillik ve ağaçların altında her yerde piknik masaları vardı. Birde bunların yanından geçen buz gibi derenin sesi ve serinliği de cabası. Bize iyi gelince burada kalmayı tercih ettik. Masaları birleştirdik. Sabah kahvaltısı ile başladık yorgunluğu atmaya...
Tabi çocuklar rahat rahat top oynamaya koşturmaya başladılar. İlerideki çocuk parkında da salıncaklar, kaydıraklar ve köprüler...Derenin üzerinde yüzen ördeklere kalan ekmekleri attık, balıklarda tabi onlarla beraber nasiplerini aldılar. Hatta bazı balıklar o kadar büyük ki (damızlık alabalıklar) ekmekleri zıplayarak alınca, kızımın üstü bir güzel ıslandı. Ohhh :))


Öğle vaktine doğru çocukları da alıp, derenin kenarındaki patikayı takip ederek yürüyüşe (trekkinge ;)) ) başladık. Yol bazı yerlerde kıvrılıp derenin içine doğru bükülüyor. Bu noktalarda taşların üstüne çıkıp dereden su içip serinledik. Daha ileriye devam ettikçe orman daha da sıklaşıyor. Ama güzel ve çocukla bir noktaya kadar gidilebilecek patika yolu var. Ayrıca su savaşı yapmakta onlara iyi geliyor...Belirli bir noktadan sonra yürüyüş hafif zorlayabiliyor çocukları, ama yeşile bürünmüş bu dünyadan ayrılmayıp sessizliği takip etmek isteyenler dağın üstlerine doğru devam edebilirler ;))
Büyük çocuklara da karting alanları var. Ya da ATV'lerle safari yaptırıyorlar.


Çocuklarla gezerken, tesisin alabalık üretim havuzlarına sahip olduğunu gördük. Alabalık için siparişinizi verdiğinizde sarı çizmeli elinde uzun bir balık kepçesi olan adam havuzun kenarlarından ilerleyip, size taze taze balık yakalıyor. Bu nedenle balığı burada gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz. ( Menü isterseniz, balık dışında köfte, et ve tavuk ve çorba çeşitlerini de bulabilirsiniz. )
Bütün gün topun peşinde, parkta, yürüyüşte ve hayvanları beslemeyle geçiren çocuklarımız, dönüş yolunda arabada yorgunluktan sızdılar. Temiz havada onlara o kadar iyi geldi ki, eve döndüğümüzde fıstıklar hala uyuyorlardı.
Ehh yoğun bir günün sonunda bizde bir yorgunluk kahvesini hak ettik değil mi ;))


Annenin gözünden Maşukiye Yayla Alabalık Tesisleri notlarım;
  • Şehir sıcakken, burası derenin serinliği ve yeşillikler sayesinde 5-6 derece daha soğuk olabiliyor. Havanın durumuna göre bir kat daha hırka almak gerekir.
  • Çocuklar için mutlaka yanınızda yedek kıyafet bulundurun. Hatta terlik yada ayakkabı da alın. Islanması halinde yedeğe ihtiyaç duyuluyor.
  • Tuvaletler temiz. Zaten su bol, sürekli temizleniyor. Emzirme odası yok.
  • Yanınıza top, ip hatta hamak bile alarak gidebilirsiniz. Bulunduğunuz alanda ağaçlar varsa hamak yapmaya izin veriyorlar.
  • Gazete, dondurma, sakız gibi bir büfede satılan şeylerin olduğu küçük bir market var.
  • Sırma Su burada fabrika kurmuş. Suyun lezzeti güzel. Mataralarınıza dönüş yolu için su doldurmayı unutmayın.
  • Yine güneşli günler için çocuklara koruyucu krem veya şapka gerekebilir. Çünkü çocuk parkı bölümünde hiç ağaç yoook :(( (Böylesine yeşil olan bir yerde parkı neden bu kadar çıplak bıraktılar anlayamadım ???)
  • İsterseniz tesis konaklama imkanı da sağlıyor. Ancak ben girip görmedim. Ilgili fotoları buradan görüp kendiniz karar verebilirsiniz.
Ulaşım

Özel araba: Tem yoluyla paralı İzmit yoluna girin. Sapanca kavşağından gişelerden geçin. Sola dönün ve ilk soldan içeri girin. Yolun üzerinde birçok piknik alanı ve piknik-restaurant tarzı yerler göreceksiniz. Bahsettiğim tesis yolun en sonunda kalıyor. ( 5 km içeride yolun sonunda)
Park: Tesisin büyük otopark alanı var ve ücretsiz.

Adres: Mahmudiye Dere içi Mevkii Sapanca/ Sakarya
Tel:      0264 582 6420

Mavinin yerini yeşil ile derinleştiren derenin etrafında çocuklarla gezerken bolca fotoğraf çekmeyi unutmayın ;)).


..tamamı »

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Back To Top