park etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
park etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2014 Salı

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocukla Haftasonunda Gidilecek Yerler - Yeniköy Spor Klubü


Eylül ayının son haftasında yazdığım bu yazıyı ilgiyle okuyan herkese merhabalar!!
Yeniköy parkı ile ilgili satırların dile geldiği zamanlardan bir süre sonra çocuk parkı oyun aletleri kaldırılmıştır. Bunların yerine sevgili belediyemiz yetişkinler için jimnastik aletlerini biz yetişkinleri çoook düşünerek parka yerleştirmiştir. Onlara buradan çoook teşekkür ederim ;))
Bu sebeple çocuklarınızı salıncakta sallanırken ya da tahtırevallide arkadaşıyla oynarken rahat rahat bir kahve molası alacağınızı düşünmeyin artık.
Yanılıp da gelmek istersiniz bu girişle şimdiden bilgilendirme yapmak istedim.
Olsun yinede gelelim diyorsanız, buyrun okuyalım...

Yeniköy Spor Klubü
İstanbul'un güzide semtlerinden Yeniköy... Boğazın Avrupa yakasında Tarabya ile İstinye arasında salınan koy...
Vikipedi'den yapmış olduğum araştırmaya göre, Romanya'nın Geni bölgesindeki aileler yerleştiği için Geniköy olarak döneminde adlandırılmış. Sonra Kanuni Sultan Süleyman döneminde ise yeniden kurulan bu semtin ismi Yeniköy olarak değiştirilmiştir.
Elbetteki tarih döngüsünde bir çok şeyden etkilenerek gelişen köyler, kasabalar, şehirler gibi Yeniköy'de Osmanlı'daki halinden günümüze değişim gösterdi. Hatta son yıllarda lokomotif gibi uçan İstanbul'un ekonomisinden Yeniköy'de nasibini almaya başladı.
Yeme-içme mekanlarının mantar gibi çoğalması ve  sonucunda kaldırımları işgal eden masalar ile Yeniköy bambaşka bir hayata doğru yelken açmaya başladı.


Yeniköy parkı
Ama ben size bu Yeniköy'den bahsetmeyeceğim. Daha önceki,  dingin huzurun olduğu 1980ler 1990lar tadında olan. Zamanın temposunun biraz daha yavaş aktığını hissettiren Yeniköy'den bahsediyorum. Bunun içinde biraz Yeniköy parkına uzanalım.

Sekiz sene önce oğlumun doğumuyla beraber ziyaret etmeye başladığım Yeniköy Spor Klubü manzarasıyla beni çok etkilemişti. Denizin kıyıya vuran sesi ve yavaş yavaş salınan bir teknenin Boğazdan geçişi... İşte bu manzara bu his beni İstanbul'un durmak bilmeyen temposundan alıp, çocukluğuma '80'lerin dingin durgun ve bir o kadar da sararmış karelerine götürdü.
Önceleri oğlum Ege ile bol bol parkında oynadığımız sonrada çay bahçesinde tost ve paşa çayı yaptığımız günler sonraları kızım  Ece ile prenses çay günlerine dönüştü ;)))



Tesisin park yeri (valeler alıyor.)

kuşları besleme alanı
Semt sakinlerinden öğrenmiş olduğum üzere, Yeniköy parkının içinde olan Yeniköy Spor Klubü tesisleri daha önceleri, 1990'ların başlarına kadar, yaz aylarında denize girilen bir kumsalmış ;)) Çoluk çocuk herkes buraya gelirmiş. (Yaaa, nasıl üzüldüm, keşke eskisi gibi Marmara Denizi temiz olsaydı)
Eh sonraları çarpık kentleşme ile düzensiz şehir hayatından nasibini alan denize kimsecikler gelmeyince, spor klubü burayı çay bahçesi olarak işletmeye başlamış. Bu sayede klüp takımına ve çocuklarına destek olunmuş.

Mihrişah Valide Sultan Çeşmesi (1805 yılından )


Parktan bir bölüm

On yıllarca semt halkının buluştuğu, akşam çay sefalarının yapıldığı, gündüz hanımların uğrak yeri olan çay bahçesi,  şimdilerde  hafta sonları çocuklu ailelerin kahvaltı için tercih ettikleri bir adres olmaya başladı. Şu son iki üç yılda ise artan talep karşısında bahçe, restoran olma yönünde gelişmekte ve Yeniköy'ün sevilen birçok sanal alem ortamlarında  "popüler, tavsiye edilen" adreslerinden biri olmayı başardı.

Çocuklarla hafta sonunda açık alanda gezmek isteyenlere, Yeniköy Spor Klubünü tavsiye ederim.
Şirin, sakin ve huzurlu bir çay bahçesi görünümünde olan tesiste Boğaz manzarasında çocuklarınızla beraber kahvaltı yapabilirsiniz. Manzaranın yanı sıra bu tesisin diğer avantajı da Yeniköy parkının içinde olması. 

Boğazda balıktan dönenler

İşte buraya bir gezi düzenlemek isterseniz sizlere hayatı kolaylaştıracak bazı notlarımda şöyle;
  • Pusetle rahat gezebilirsiniz. Hatta yazın bebeğinizi buraya getirin ve uyutun. Sizde çay& tost keyfi yapın.
  • Evde bayat ekmeğiniz varsa çantanıza koyun. Sonra sahilden balıklara atarsınız. Çocuklar bunu çook seviyorlar. (Ya da arka taraftaki parkın içinde kuşlar için bölüme gidip, güvercinleri de besleyebilirsiniz)
  • Tuvalet mevcut. Bebek emzirme odası yok.
  • Menü tabi ki bebeklere uygun değil. Ama biberon ısıtmak için gereken sıcak su ihtiyacınıza yardımcı olabiliyorlar.
  • Çocuklara göre şeyler mevcut. Hamburger, kaşarlı köfte gibi yemek alternatifleri olduğu gibi sadece tost ayran ya da çorba da yapabilirsiniz. 
  • Çocuklar kahvaltının arkasından ya da yemekten sonra parkta çeşitli oyunlar faaliyetler yapabilirler. Sizde bu sırada rahat rahat kahvenizi yudumlayabilirsiniz.
  • Paten veya kaykay için pek uygun bir alan yok, sadece basketbol potası önünde bu faaliyeti yapabilirler. Bisiklet için fena olmayan uygun bir yol var. Futbolu da çimenlik alanda rahat oynuyorlar.
  • Menemenleri başarılı sayılır, kahvaltılıkları da taze. Yemekleri içinde ortalama diyeceğim, çok yüksek beklentileriniz olmasın. Ama rahatlıkla yenebilirler. Kesinlikle aç kalmazsınız, merak etmeyin.
  • İzmir lokması!!! Tavsiye ederim, sıcak sıcak geliyor ve bir de üstüne tarçın misss ;))
  • Diğer kahvaltı mekanlarına veya restoranlara göre menü fiyatları makul. 
  • Kışında gitmek isterseniz kapalı alanları mevcut. 
  • Park etmek için mutlaka ara sokakları kullanın ya da tesisin valesine verin. Çünkü anacadde üzerine konulan tüm arabalar trafik tarafından çekiliyor :(
  • Unutmayın burası hala eski mekanlar gibi... Çoğunlukla servis yavaş olabiliyorrr, bilginize.. Sürekli takip ilgi ve en önemlisi sabır gerekiyor..

İçecek menüsü ;)
kahvaltı menüsü ;))


Adres:  Köybaşı cad. Yalı sok.
             No:3 Yeniköy, 34464
             Sarıyer/ İstanbul

Tel:      +90 212 262 6110

Ulaşım

Özel vasıta

Maslakyönünden gelip İstinye'ye indikten sonra Sarıyer'e doğru devam eden Köybaşı caddesi yolu üzerinden tesise ulaşabilirsiniz. Bu istikamette Yeniköy'e geldiğinizde solunuzda Shell benzinciyi ve bunun tam karşısında olan Yeniköy Parkını göreceksiniz. Trafik ışıklarına geldiğinizde sağa dönün ve tekrar sağa dönüp ara sokağa girin.  Tesisin tabelasını göreceksiniz. (Trafik ışıklarına gelince hemen solunuzda McDonald's var, bu noktada size referans olabilir.)

Toplu taşıma

Metro ile Maslak-İTÜ durağında inip, Sarıyer yönüne giden minibüs ya da otobüs hatlarını kullanabilirsiniz. (Yeniköy parkı durağında ineceksiniz)

Tesisten FSM'ye bir bakış
Çocuklarla rahat gezilebilen, oynanabilen ve kuşlara balıklara yem verilen bu huzurlu aile ortamı Yeniköy Spor Klubü Tesisleri...Hep aynı kal, bizde seninle İstanbul'un huzurlu sesini bulmaya devam edelim.....


..tamamı »

13 Eylül 2014 Cumartesi

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocukla Tırmata Beach - Kilyos'ta neler yapılır?


tırmata beach
Ülkemiz ne kadar güzel... Bunu her tatil sonrası daha iyi anlıyorum. Denizi, doğası, insanı ve havası.. İstanbul'dan birazcık çıktık mı kendimizi bulmaya başlıyoruz. Şimdilerde hepimiz okul telaşındayız ya da yazı bitirip sonbaharın o sakin havasına kendimizi kaptırmış olabiliriz.
Ehh sıcak kahvelerimizi yudumlarken düşen kurumuş yaprakları saymaya başladık mı??

Peki bu Tırmata Beach'te nereden çıktı şimdi bu havada diyenler var mı aramızda ;))

Eskiden bir Florya,  bir Caddebostan ve Sarıyer'in meşhur Piyasa caddesinde aileler denize girermis. Artık buralarda rahat rahat denize girmeye biraz biraz başlandı, ama tatil kivaminda hissedemiyorsunuz.
Iste Kilyos bir nebzede yaz sıcaklarında ya da sonbahar başlarında daha yağmur düşmeden Istanbul'da kalanlara tatili bir nebzede olsa yaşatacak yerlerden.

tırmata "beach"ten
Kilyos'ta birden fazla plaj var. Dalia "Beach", Solar "Beach", Uzunya "Beach", Burç "Beach" ve Tırmata "Beach". Hep "beachler" mi var diye sormayın, hayır halk "plajı" da var, Kilyos'un çarşısından gidilerek giriş yapılıyor. Yalnızca şezlong ve şemsiye yok, işte halka açık deniz ve kumsalda bulabilecekleriniz var sadece. Halk plajından denize girmeye karar verirseniz çarşıdan denize doğru inerken ağaçlıklar altında ve güzel bir manzarası olan çay bahçesini ve oradaki gözlemeyi kesinlikle tavsiye ederim!! (Gözleme tanesi 6 TL, patates kaşarlı favorim ;)) )

Tırmata "beach"ten

İki üç yıldır İstanbul'da sıcaklar bunaltmaya başlayınca, çocukları Tırmata Beach'e götürüyoruz.
Daha çok çocuklu ailelerin tercih ettiği ve müziğin bangır bangır dinletilmediği, geniş kumsalı olan, sürekli temiz tutmak için çaba gösterilen mekanlardan ( Sadece gün içinde sigara içtikten sonra kumun içine batırılmasa plaj her daim temiz olacak ama :(((  )
Deniz olarak her zaman temiz ve kumu incecik. Çakıl ve taş derdi yok. Ama dalgalı ve bu nedenle öööyle başını alıp açılmalar denizde yapılamıyor.


İşte çocuklarla yaşadığım deneyimlerimden çıkarak bu "beach" hakkında sizler için toparladığım müüühiim notlarım ;)))
  • Plajda şezlong ve şemsiye var. Mutlaka kendinize uygun bir yer bulursunuz.
  • Kumsalı tercih etmeyenler için plajın gerisinde çimenlik ya da lounge alanı var ve burada da şezlong ve şemsiye hizmeti bulunuyor. 
  • Bebekle ve çocukla rahat gidebilirsiniz. Ancak bebek emzirme odası veya bez değiştirme ünitesi yok.
  • Bebeğinize uygun yiyecek bulamayabilirsiniz. Ama çocuklar için ve kendinize gözleme, balık- ekmek, et, döner, hamburger ve çeşitli içecek alabileceğiniz restoranlar bölümü mevcut.
  • Dışardan içecek ve yiyecek yanınıza almayın. Kapıda bıraktırıyorlar. :((
  • Yalnızca kişi sayısı kadar küçük pet şişe suyu ve bebeğiniz için gereken mama vs.. gibi yiyecekleri kabul ediyorlar.
  • Restoranlarda farklı farklı yemek çeşitleri var. Ancak fiyatlar biraz tuzlu bana kalırsa. Gözleme güzel fakat 10 TL tanesi.... "Bereket Döner" bölümünden aldığınız döner sandviç arasında eti bulmaya çalışıyorsunuz... 
  • Şezlonglar minderli değil. Bebeğiniz için extra havlu bulundurun ki, pufıdık pufıdık serin serin öğle uykusunu alsın ;))
  • Soyunma kabini, duşluk ve tuvaletler mevcut. (Duşluk var tabi ama şampuanla yıkanmak yok tabiii)
  • İsterseniz yiyecek veya içeceğiniz şezlonga kadar servis edilebiliyor.
  • Burada su sporu yapabileceğiniz veya su eğlence araçları (muz gibi) yok. İnternet sitesinde var görünüyor, ama uygulama göremedim.
  • Plajın bir bölümü evcil hayvanlarını getiren ailelere ayrılmış.
  • Mutlaka kova kürek bulundurun. Çünkü kumlardan çok güzel kaleler yapılabiliyor. Eğer kova gibi şeyleri unutursanız dert etmeyin, çünkü restoran bölümünde deniz oyuncaklarının satıldığı bölüm mevcut. Hatta Kilyos merkezinden daha uygun fiyata da alabilirsiniz.
  • Kilyos her zaman rüzgarlıdır. Bu nedenle geniş ve açık olan kumsal bölümünde çocuğunuzla uçurtma uçurabilirsiniz ;)) Frizbi, kum tenisi, top gibi oyunları da burada rahatlıkla oynayabilirsiniz.
deniz ve kumsal
lounge bölümü
çimenlik bölüm

Tırmata Beach giriş ücretleri

Yetişkin haftaiçi   : 20 TL
           haftasonu   : 40 TL

06-14 yaş arası yukarıdaki ücretlerin yarısı olarak bilet alıyorlar.
0-6 yaş arası ise ücretsiz.

Eğer beğenirseniz ve sürekli yaz sezonu boyunca gitmek isterseniz plaj kartını 150TL - 250 TL arasında çıkartabilirsiniz.

Ya da ;)) yaz sezonu başında "Sarıyer Market"ten yaptığınız her 50 TL'lik alışverişinize karşılık aile kartı veriyorlar. Plaj girişinde kart masrafı olan 20 TL bir defalık ödedikten sonra her girişinizde yetişkinler haftaiçi 10 TL ve haftasonu 20 TL'den girebiliyorlar.

Daha detaylı bilgi almak isterseniz plaja telefon açabilirsiniz.

Ayrıca Grupfoni gibi sitelerin buraya giriş için sattıkları indirim kartlarını alabilirsiniz.

kumsal ve denizde çocuklar

Ulaşım

Özel araç

Sarıyer ya da Maslak üzerinden Bahçeköy ve Kilyos tabelarını takip edin. Önce Bahçeköy sonra Kilyos'a ulaşın. Kilyos'un ana caddesi olan "Turban" yolu üzerinden dümdüz devam edin. Yoldan ayrılmayın ve Tırmata Beach tabelalarını takip ederek plaja ulaşın. ( Zaten merkezde kime sorsanız size burayı ayrıca tarif eder ;))  )

Park için ücret alınmıyor ve büyük bir park yeri mevcut, mutlaka yer bulursunuz.

otopark alanı

Toplu taşıma

Hacıosman metro durağından Kilyos'a kadar giden  151 nolu otobüslere binin. Kilyos merkezde inip, Tırmata Beach'e en az yarım saatlik bir yürüyüş ile ulaşabilirsiniz. Ya da Kilyos' ta inince taksi ile plaja varabilirsiniz.

Harita için linki tıklayın

tırmata beach

Adres  : Tatlısu Mevkii No:1
              Kilyos/ Sarıyer
              İstanbul

Telefon: 212 201 2861

Kilyos'ta yine farklı bir gün batımı daha
Kilyos'ta ya da "beach"te gün batımına kadar kalırsanız benim içinde bir foto çekin ;)))

Enfes bir an, yakalayın!!



..tamamı »

10 Haziran 2014 Salı

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocukla Maşukiye ' de Piknik



Güzel sıcacık yaz günleri geliyor. Çocuklar yaz tatiline girmek için sabırsızlanıyorlar. Planları listeliyorlar karşımda...
Tabi gel gör ki İstanbul'da çocuklarla yazın o nemli sıcak havasında gezmek zor olabiliyor. Bir de piknik yapmak istiyorsa minikler, yandık... Ama alternatif buldum, herkese tavsiye edebileceğim. Arabayla İstanbul'a 1 saat uzaklıkta Sapanca- Maşukiye'de...
Maşukiye Mahmudiye deresine doğru çıkan yolun üzerinde birçok piknik-restaurant alanları bulunmakta. Otobandan çıkıp soldan derenin yoluna dönünce yeşilikler ile çevrelendik. Birde yanımızdan geçen derenin güzelliği de eklenince çocuklar "hadi piknik alanına gidelim çabukk" demeye başladılar.
Biz yolun sonuna doğru olan Yayla Alabalık Tesislerinde durduk. Hemen arabadan inip gezelim, beğenirsek kalalım diye düşündük.


Tesiste yeşillik ve ağaçların altında her yerde piknik masaları vardı. Birde bunların yanından geçen buz gibi derenin sesi ve serinliği de cabası. Bize iyi gelince burada kalmayı tercih ettik. Masaları birleştirdik. Sabah kahvaltısı ile başladık yorgunluğu atmaya...
Tabi çocuklar rahat rahat top oynamaya koşturmaya başladılar. İlerideki çocuk parkında da salıncaklar, kaydıraklar ve köprüler...Derenin üzerinde yüzen ördeklere kalan ekmekleri attık, balıklarda tabi onlarla beraber nasiplerini aldılar. Hatta bazı balıklar o kadar büyük ki (damızlık alabalıklar) ekmekleri zıplayarak alınca, kızımın üstü bir güzel ıslandı. Ohhh :))


Öğle vaktine doğru çocukları da alıp, derenin kenarındaki patikayı takip ederek yürüyüşe (trekkinge ;)) ) başladık. Yol bazı yerlerde kıvrılıp derenin içine doğru bükülüyor. Bu noktalarda taşların üstüne çıkıp dereden su içip serinledik. Daha ileriye devam ettikçe orman daha da sıklaşıyor. Ama güzel ve çocukla bir noktaya kadar gidilebilecek patika yolu var. Ayrıca su savaşı yapmakta onlara iyi geliyor...Belirli bir noktadan sonra yürüyüş hafif zorlayabiliyor çocukları, ama yeşile bürünmüş bu dünyadan ayrılmayıp sessizliği takip etmek isteyenler dağın üstlerine doğru devam edebilirler ;))
Büyük çocuklara da karting alanları var. Ya da ATV'lerle safari yaptırıyorlar.


Çocuklarla gezerken, tesisin alabalık üretim havuzlarına sahip olduğunu gördük. Alabalık için siparişinizi verdiğinizde sarı çizmeli elinde uzun bir balık kepçesi olan adam havuzun kenarlarından ilerleyip, size taze taze balık yakalıyor. Bu nedenle balığı burada gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz. ( Menü isterseniz, balık dışında köfte, et ve tavuk ve çorba çeşitlerini de bulabilirsiniz. )
Bütün gün topun peşinde, parkta, yürüyüşte ve hayvanları beslemeyle geçiren çocuklarımız, dönüş yolunda arabada yorgunluktan sızdılar. Temiz havada onlara o kadar iyi geldi ki, eve döndüğümüzde fıstıklar hala uyuyorlardı.
Ehh yoğun bir günün sonunda bizde bir yorgunluk kahvesini hak ettik değil mi ;))


Annenin gözünden Maşukiye Yayla Alabalık Tesisleri notlarım;
  • Şehir sıcakken, burası derenin serinliği ve yeşillikler sayesinde 5-6 derece daha soğuk olabiliyor. Havanın durumuna göre bir kat daha hırka almak gerekir.
  • Çocuklar için mutlaka yanınızda yedek kıyafet bulundurun. Hatta terlik yada ayakkabı da alın. Islanması halinde yedeğe ihtiyaç duyuluyor.
  • Tuvaletler temiz. Zaten su bol, sürekli temizleniyor. Emzirme odası yok.
  • Yanınıza top, ip hatta hamak bile alarak gidebilirsiniz. Bulunduğunuz alanda ağaçlar varsa hamak yapmaya izin veriyorlar.
  • Gazete, dondurma, sakız gibi bir büfede satılan şeylerin olduğu küçük bir market var.
  • Sırma Su burada fabrika kurmuş. Suyun lezzeti güzel. Mataralarınıza dönüş yolu için su doldurmayı unutmayın.
  • Yine güneşli günler için çocuklara koruyucu krem veya şapka gerekebilir. Çünkü çocuk parkı bölümünde hiç ağaç yoook :(( (Böylesine yeşil olan bir yerde parkı neden bu kadar çıplak bıraktılar anlayamadım ???)
  • İsterseniz tesis konaklama imkanı da sağlıyor. Ancak ben girip görmedim. Ilgili fotoları buradan görüp kendiniz karar verebilirsiniz.
Ulaşım

Özel araba: Tem yoluyla paralı İzmit yoluna girin. Sapanca kavşağından gişelerden geçin. Sola dönün ve ilk soldan içeri girin. Yolun üzerinde birçok piknik alanı ve piknik-restaurant tarzı yerler göreceksiniz. Bahsettiğim tesis yolun en sonunda kalıyor. ( 5 km içeride yolun sonunda)
Park: Tesisin büyük otopark alanı var ve ücretsiz.

Adres: Mahmudiye Dere içi Mevkii Sapanca/ Sakarya
Tel:      0264 582 6420

Mavinin yerini yeşil ile derinleştiren derenin etrafında çocuklarla gezerken bolca fotoğraf çekmeyi unutmayın ;)).


..tamamı »

6 Haziran 2014 Cuma

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocuklar Hayvanat Bahçesinde- Faruk Yalçın Zoo



Yıl 1984 ya da 1985, yaz mevsimi, Gülhane Parkı'ndayız....O devasa boynuyla önüme kadar eğilmiş zürafaya ağaç kabukları yediriyorum...Ağzını uzattığında bir yandan korkar, diğer yandan da onu besleme telaşıyla en yakındaki ağacı nasıl tırtıkladığımı bir ben birde yanımdaki kuzenlerim bilir ;))) Maymunlara da fıstık atıyor muyduk??
Eh tabi dedemle parka gitmenin çok büyük bir artısı vardı. + Özgüür olabildiğinceee!!

Fransız lavantası
Benim gibi Gülhane'deki hayvanat bahçesini ziyaret eden kaç kişi var aramızda?
Öyleyse Merhaba mutlu topluluk!! Vahşi hayvanlarla tanıştığımız o ilk yeri hatırlar mısınız?

Şimdi bende çocuklarımla bunu yaşamak istedim. Aradım, taradım, inceledim...Sonunda en kapsamlı ve çocukla rahat gezilecek yerin "Faruk Yalçın Zoo" (Hayvanat Bahçesi) olduğuna karar verdim.

Bir pazar günü yola çıktık. Tem bağlantısı ve Gebze yollarında sabahın erken saatlerinde ilerledik. Darıca'ya gelince yol boyunca "Faruk Yalçın Zoo" tabelalarını takip ederek hayvanat bahçesini bulduk.
Gişeden haritayı alarak sağdan itibaren hayvanları görmeye ve bilgilerini okumaya başladık. Burası ayrıca bir botanik bahçesi. Her köşede farklı bir çiçek yada ağaç var ve bunların da bilgileri yazılı.  Bu arada çocuklarımda heyecan dorukta..Her farklı hayvanı görünce birbirlerine bağırıp "a bak burada ne varmışş, Madagaskar'da gördüğümüz şu hayvanlardan var Ecee" diyen oğlumun mutluluğunu hiç unutmayacağım.

halka kuyruklu koati

Hayvanat bahçesine emeği geçen Faruk Yalçın kimdir?

Türkiye'nin önde gelen iş adamlarından, 'Nato müteahhidi' olarak tanınan Faruk Yalçın doğa ve hayvanseverliğiyle ün yapmış. 1993'te doğa ve hayvan tutkusunu toplumla paylaşmak amacıyla Darıca'da Boğaziçi Hayvanat Bahçesini kurmuş. Zamanının büyük bölümünü burada geçiren Yalçın, ayrıca evinde de Koi balıkları yetiştirmiş ve bitki-hayvan bakımı üzerine 21 kitap yazmıştır.

pelikan sürüsü

Faruk Yalçın, başlangıçta bu parkı 'Kuş Cenneti' olarak düşünmüş. Üç yıl sonra, 1993'te, 80.000m2 alan üzerine botanik park ve kuş cenneti olarak geliştirmeye devam etmiş. 1995 yılında ise akvaryum tesisi, tropik bölge, bir fil grubu ve değişik türlerde hayvanlar eklenerek park zenginleştirilmiştir. Parka ayrıca Paris'ten ithal edilen bir ayı (Yumoş isminde) ile daha da renklilik arttırılmış. Bundan sonraki dönemlerde farklı bölgelerden gelen hayvan çeşitleri ile park sürekli canlı tutulmaya çalışılmaktadır. Mesela kırmızı panda gelecekmişş...Böyle bir haberi size buradan vermek istedim. Oğlum her hafta interneti açıp, heyecanla gelip gelmediğini kontrol ediyor..Bi gelse uçarak gideceğiz görmeye ;))

siyah beyaz yakalı lemur
Hayvanat Bahçesinde 250 ayrı türde hayvan bulunmaktadır. Gezerken sayma imkanınız olmayacak ama 3000'e yakın hayvan nüfüsunu göreceksiniz.  Parkta 600'ü aşkın bitki türünün arasında dolaşırken % 70'inin egzotik iklime ait olduğunu fark etmenizi tavsiye ederim. Ayrıca nesli tükenen hayvanları da görme şansını bulacaksınız.
Bu park İstanbul ve Kocaeli'nin tek hayvanat bahçesidir. Ülkemizde en çok hayvan türününün yaşadığı ve hayvan hastanesi barındıran tek parktır.


Hayvanat Bahçesiyle ilgili notlarım
  • Hayvanat Bahçesi, bölüm bölüm organize edilmiş, bu sebeple merak ettiğiniz hayvanlara öncelik vererek gezebilirsiniz. İsterseniz haritayı önceden bastırıp, park öncesi bir plan yapabilirsiniz.
  • Çocuklar ve hayvanların güvenliği iyi düşünülmüş ve tedbirler geliştirilmiş.
  • Bebek pusetiyle çok rahat gezebilirsiniz.
  • Parkta farklı noktalarda büfeler var. Buralardan yiyecek, içecek temin edip biraz soluklanabilirsiniz.
  • Bahçedeki gezi 3 saatten önce bitmiyor. Yazın giderseniz mutlaka çocuklara şapka ve güneş koruyucu alın.
  • Tuvaletler sabah saatlerinde temizdi. Ancak öğlene doğru ziyaretçi sayısının artmasıyla malum... :((. Bu nedenle ıslak mendilin gücünü yanınızda bulundurun. Emzirme odası aramayın, yok...
  • Çocuk oyun parkından bir süre uzakta durmanızda yarar var. Çünkü çocuklar burayı görünce bahçeyi gezmekten vazgeçebilirler. (Çoook eğlenceli bir park, tavsiye ederim...gezdikten sonra uğrayın!)
  • Arabayla giderseniz ara sokaklara park edebilirsiniz. Eğer yer kalmamışsa, hayvanat bahçesinin kendi otoparkı mevcut ( Süresiz 3 TL). Ana giriş kapısının biraz ilerisinde karşı tarafta göreceksiniz. Yine dolu ise ara sokaklarda başka otoparklar var. ( Genellikle süresiz 7 TL)
  • Okullara yönelik eğitimleri var. Bunun için önceden görüşmek gerekiyor.

oklu kirpi

Ziyaret saatleri ve ücretler

Yılın 365 günü açık olan park 8:30- 17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Ücretler

0-4 yaş: ücretsiz
Öğrenci: 15 TL
Yetişkin: 20 TL
65 yaş ve üzeri: 10 TL

Burada museum pass veya müzekart indirimi geçmektedir.

gözlüklü penguen
Ulaşım

Özel araç

Tem'den Şekerpınar çıkışından Bayramoğlu'na çıkın. McDonald's'ı solunuzda gördükten sonra hayvanat bahçesinin yolunu gösteren tabelaları takip ederek Hayvanat Bahçesine ulaşabilirsiniz.

E-5 yolundan gelirseniz; Çayırova'yı geçince Darıca sapağından sağa gireceksiniz ve yine McDonald's'ın arkasından yol üzerinde hayvanat bahçesini gösteren tabelalar ile ulaşımı sağlayabilirsiniz.

ana girişi

Toplu Taşıma

Tren: Gebze- Haydarpaşa tren hattında yenileme çalışmaları olması sebebiyle bu hattı kullanamayabilirsiniz. (Haziran 2013'te başlayan çalışma 2 yıl içinde bitmesi planlanıyor)

Dolmuş: Harem-Gebze minibüslerine binip, Çayıroğlu McDonald'sta inin. Darıca'ya giden 501 no'lu otobüslere binerek, hayvanat bahçesinin önündeki durakta inebilirsiniz.

Kocaeli'den gelecek olanlar: Otogar veya E-5 üzerinden 400 no'lu otobüslere binerek hayvanat bahçesine ulaşabilirsiniz.

karakulak (soyu tükenen hayvanlardan)

Adres: Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi
           Tuzla cad. No: 15
           (297)- 41700 Darıca

Telefon: 212 265 9965

uyarı levhası
Güzel bir uyarı değil mi? Ziyaretiniz esnasında birçok insanın hayvanlara yem vermeye çalıştığını göreceksiniz. Evet hepimiz bundan zevk duyarız. Onları beslemek, sevmek. :)) Ancak bu noktada onların sağlığını öncelikli olarak düşünmememiz gerekiyor. Bu sebeple etraftaki levhaları sürekli gözettim ve çocuklarıma anlattım. Çıkışta onlara bir miktar para verdim ve yem giderlerine katkı sağlamak amacıyla gişe bölümüne yolladım.

pelikan sürüsü


Çok konuda yurt dışındaki hayvanat bahçelerini aratmayan ve bu parkı İstanbul ve Kocaeli halkının ziyaretine sunan Faruk Yalçın Zoo sahibi ve çalışanlarına, çalışmalarından dolayı teşekkür ederim. Biz güzel bir zaman geçirdik. Çocuklar hayvanları doğal ortamlarında gördü ve izlediler. 
Tabi gönül isterdi ki, yaratılan bu ortamda arka karede çarpık kentleşmeye ait binalar yükselmese :(( . Ancak bahçe sınırları boyunca yapılacak bir botanik çalışma ile bu gibi görüntü kirliliğinin engellenebileceği fikrindeyim ;)


Yıl 2014 çocuklarla hayvanat bahçesine gidildi... 1985-90 yıllarının hayvanat bahçesi ile karşılaştırdığımda, artık hayvanların kendi doğal ortamlarına yakın çevrede yaşadıklarını görmek beni mutlu etti. Çoğunluğunun geniş alanlarda ve telsiz bir çevrede yaşamalarını keyifle oturup seyrettik. Çocuklarım için çoğu bilgi pekişti ve kırmızı panda için yapılacak ikinci seferin planları yapıldı. 
Kırmızıııı pandaa nerdesinn?? Elma dersem çıık, armut dersem çıkmaaa ;)))

ooops bu Yumoş ayıcık, sana çık demedim ki ;))


..tamamı »

24 Nisan 2014 Perşembe

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
İstanbul Akvaryum



İstanbul'da tatilde çocuklarla gezilmesi gereken yerlerden biri de İstanbul Akvaryum. Yok, Florya Akvaryum mu demeliydim? Evet, burayı öylesine benimsemişiz ki... Nereye gidiyorsun diye soranlara " Hani şu Florya'daki yeni açılan akvaryum var ya oraya, Florya akvaryuma!!" demekten, ismi aramızda Florya Akvaryuma dönüşen yer...


deniz analarının dünyası
.
Peki neden görülmesi gerekiyor?

Ziyaretçiler, coğrafi bir rotayı takip ederek Karadeniz'den Marmara Denizi'ne, Akdeniz'den Kızıldeniz'e, Panama Kanalı'ndan Pasifik Okyanusu'na uzanan 16 ayrı tema ve yağmur ormanlarını içeren güzergahta gördükleri canlıları, yaşadıkları doğal ortam koşullarına en yakın şekilde görüp inceleme ve bilgilenme fırsatına sahip olmakta. Birbirinden farklı 15 bin adet deniz ve kara canlısı İstanbul Akvaryumda yaşıyor. Aslında burayı gezerek, dünyanın diğer bölgelerindeki deniz yaşam koşullarını ve doğa şartlarına genel bir deneyimleme imkanına sahip oluyoruz. Eh böylece çocuklarımızın, temaların işaret ettiği coğrafyaları hayal ederek değil, görerek yaşayarak öğrenmelerini sağlıyor.

bilgi panosu

Süveyş Kanalı Maketi

Bir annenin gözünden Florya Akvaryum ile ilgili bilinmesi gerekenler ;))
  • Akvaryuma gitmeden önce telefon ile bilet alımı yapabilirsiniz. Hem çeşitli paket alternatiflerini telefonda sorarak öğrenebilirsiniz. Tel: 444 97 44. Bazen bilet gişesinde uzun kuyruklar oluyor, bunu da atlatmış olursunuz.
  • Girişte vestiyer bulunmaktadır.
  • Çeşitli etkinlikler var. 5D sinema ve aynalı labirent gibi çocuklarla girebileceğiniz aile faaliyetleri..Daha önceki deneyimlerime dayanarak 6 yaş ve üzeri çocuklarınıza tavsiye ediyorum.
  • Büyük bir alana kurulu akvaryum, 4 yaş ve küçük olanlar için uzun olabileceğinden pusetlerini yanınızda bulundurmanızı tavsiye ederim.
  • Gezi güzergahında canlılar ile ilgili bilmek istediklerinizi temaların önlerinde bulunan dokunmatik bilgisayarlardan kolaylıkla öğrenebilirsiniz.
  • Balık besleme saatlerini kaçırmamanızı öneririm. Genel olarak ya saat 11 gibi yada ana tankta 14:30 civarında bu etkinlik gerçekleşmektedir. Anonsları takip ederseniz mutlaka bir tanesini yakalarsınız.
  • Ziyaret parkurunda birkaç kafe ve birkaç restoran bulunmaktadır. Dilerseniz turunuza biraz ara verip, denize karşı kahvenizi (Robert's caffee, Funföndü, coffee corner..) yudumlayabilirsiniz ya da acıkan minikleri tercihinize göre doyurabilirsiniz. (Sütiş ve Kaşıbeyaz var.)
  • Tuvalet ve bebek bakım odaları birkaç yerde mevcut. (Krokiden bakabilirsiniz.)
  • Hediyelik eşya bölümü gerçekten çeşitli...
  • Anatankta, dalgıçların yaptığı faaliyetleri çocuklar mutlaka seyretmeli, zaten sizde bayılacaksınız.
  • İstanbul Akvaryum, Aqua Florya Alışveriş Merkezinin hemen yanında, hatta içinden bağlantısı var. Çocuklarla, İstanbul Akvaryumu gezdikten sonra AVM'yi de şöyle bir gezmenizi tavsiye ederim. Hatta birde üstüne sinema yapabilirsiniz.
  • Dalış yapmak isterseniz önceden rezervasyon yapınnn ;))

anatankta aç bir köpek balığı
anatankta dalgıçların aç olan köpekbalığını besleme çabaları
ağzına kadar sokulan balıkları yinede yemeyen köpekbalığı dikkat !!!
İstanbul Akvaryum, dünya denizlerini ayrı bölümlerde gerek bilgi, gerek maket, gerek fotoğraf ve bilimsel aletlerle destekleyerek ziyaretçilerin beğenisine sunmuş. Zehirli kurbağalar, kum köpekbalığı, kırmızı karınlı piranha, cüce timsah (zaten bunu görmek için gelmiş olan Ege'nin timsahı görünce verdiği ünlem "aaaa çekmiş mi bu timsah!!"), vatoz, imparator melek balığı, caretta caretta, benekli bahçe müreni, palyaço balığı, napolyon balığı gibi bir çok canlıyı da yakından inceleyebilirsiniz.

Gezi güzergahımızda Yağmur Ormanlarına geldik. Buradaki ortam birebir aynı, sürekli yoğun nemli (önce zor nefes alınıyor, alıştıktan sonra rahat) ve minik minik yağmur çiseleyen hava durumu. Çocuklar, böyle bir ortamda yaşamanın nasıl olduğunu daha iyi anlayabiliyorlar. (Evet ıslandık, ama sıcaktan hemen kuruduk.)

yağmur ormanları

nehir vatozu
cüce timsah :)
İstanbul Akvuryum'u çocuklarla gezerken, önümüze İstanbul- Yenikapı açıklarından çıkarılan batık gemi replikası çıktı.
Marmaray kazıları esnasında bununla ilgili haberleri duymuştum. Ancak çok detaylı bir bilgi medyada verilmemişti. Bu arkeolojik kalıntılar sebebiyle de Marmaray'da yapılacak bir durak inşa edilemedi diye hatırlıyorum.
Karşımda Doğu Roma'nın tarihine ışık tutan kurtarma kazıları ile ilgili fotoğraf ve bilgileri görünce çok sevindim:))
Yenikapı'da bulunan batık replikası
Büyüyen Roma İmparatorluğu'nun şehrine liman gerektiği yıllar..MS 379 lar...dile kolay bin yıllar öncesi... Bayrampaşa (Lykos) deresinin ağzına yaptırılan "Theodosius Limanı"...Yıllar geçtikçe, derenin getirdiği topraklarla küçülen liman küçük gemi ve teknelerin barınağı olmuş. İşte metro ve Marmaray'da tam bu bölgeye yapılacaktı. On birinci  yüzyıla kadar kullanılmaya devam etmiş olan bu tarihi limanın olduğu bölgede 35 tekne kalıntısı gün ışığına çıkarılmış!!! Bu kalıntılar "Arkeopark" projesinde değerlendirilmek üzere yerlerinden sökülmüşler.
Dünya literatüründe en geniş antik tekne koleksiyonlarından biri işte bu arkeolojik kazı çalışmaları sonucuymuş...Tabi, bu bulgular sayesinde o dönemlere ait gemi teknolojisi ile ilgili teknik bilgiler elde edilmiş...(Bilgi: Arkeoloji Müzesi websitesi)
Kim bilir, Marmara Denizini kazsan neler neler çıkar, M.Ö'lere gidilir diye tahmin yürütüyorum ;))

Yenikapı'daki batık teknenin replikası

Bu tarihi değeri büyük olan çalışmadan ayrıca birçok hayvan türüne ait kemikler de çıkarılmış. Bunlar İ.Ü. Veterinerlik Fakültesinde sergilenmekteymiş.
Kurtarma kazı çalışmalarının sonuçları, "Vehbi Koç Vakfı" ve "Arkeoloji Müzesi"'nin de ortak girişimiyle 25 Haziran 2013-25 Ocak 2014 tarihleri arasında Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmiş. (Kaçırmışım, giden var mı aranızda?)
Ben şimdilerde nerede sergilendiklerine dair somut bir şey bulamadım. Ancak, ilgili döneme ışık tutan tekne kalıntıları Yenikapı'da yapılacak kültür parkındaki müzede sergilenecekmiş. Burası açıldı mı duyan var mı? Bu bilgiyi de "Sabah Gazetesi"nin 17 Şubat 2011 tarihli haberinden paylaşıyorum.

Eh hal böyle olunca şimdilik İstanbul Akvaryuma giderek, o döneme ait olan bir teknenin birebir replikası ile idare edeceğiz, ne yapalım ;)) Meraklılarına duyurulur...



zehirli kurbağa
Adres: Şenlikköy Mah. Yeşilköy Halkalı cad.
            No: 93 Florya/ İstanbul

Telefon: 444 9744

Nasıl gidilir?

Özel Vasıta: Tem (E80) veya çevreyolunu (E5) takip ederek Yeşilköy ve sonra Florya'ya sahil yoluyla ulaşın. Çevresinde İBB Florya Tesisleri var. ( Akvaryum eski tren yoluna paralel sahil kıyısında.)
Toplu Taşıma: Lütfen linki tıklayın; http://www.istanbulakvaryum.com/tr/alternatif-ulasim
Otopark: Akvaryumun otoparkı olduğu gibi AVM'ninde ücretsiz otoparkı var. Ayrıca açık otoparklarda mevcut.



..tamamı »

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Back To Top