eğlence parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğlence parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2014 Cuma

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Çocuklar Hayvanat Bahçesinde- Faruk Yalçın Zoo



Yıl 1984 ya da 1985, yaz mevsimi, Gülhane Parkı'ndayız....O devasa boynuyla önüme kadar eğilmiş zürafaya ağaç kabukları yediriyorum...Ağzını uzattığında bir yandan korkar, diğer yandan da onu besleme telaşıyla en yakındaki ağacı nasıl tırtıkladığımı bir ben birde yanımdaki kuzenlerim bilir ;))) Maymunlara da fıstık atıyor muyduk??
Eh tabi dedemle parka gitmenin çok büyük bir artısı vardı. + Özgüür olabildiğinceee!!

Fransız lavantası
Benim gibi Gülhane'deki hayvanat bahçesini ziyaret eden kaç kişi var aramızda?
Öyleyse Merhaba mutlu topluluk!! Vahşi hayvanlarla tanıştığımız o ilk yeri hatırlar mısınız?

Şimdi bende çocuklarımla bunu yaşamak istedim. Aradım, taradım, inceledim...Sonunda en kapsamlı ve çocukla rahat gezilecek yerin "Faruk Yalçın Zoo" (Hayvanat Bahçesi) olduğuna karar verdim.

Bir pazar günü yola çıktık. Tem bağlantısı ve Gebze yollarında sabahın erken saatlerinde ilerledik. Darıca'ya gelince yol boyunca "Faruk Yalçın Zoo" tabelalarını takip ederek hayvanat bahçesini bulduk.
Gişeden haritayı alarak sağdan itibaren hayvanları görmeye ve bilgilerini okumaya başladık. Burası ayrıca bir botanik bahçesi. Her köşede farklı bir çiçek yada ağaç var ve bunların da bilgileri yazılı.  Bu arada çocuklarımda heyecan dorukta..Her farklı hayvanı görünce birbirlerine bağırıp "a bak burada ne varmışş, Madagaskar'da gördüğümüz şu hayvanlardan var Ecee" diyen oğlumun mutluluğunu hiç unutmayacağım.

halka kuyruklu koati

Hayvanat bahçesine emeği geçen Faruk Yalçın kimdir?

Türkiye'nin önde gelen iş adamlarından, 'Nato müteahhidi' olarak tanınan Faruk Yalçın doğa ve hayvanseverliğiyle ün yapmış. 1993'te doğa ve hayvan tutkusunu toplumla paylaşmak amacıyla Darıca'da Boğaziçi Hayvanat Bahçesini kurmuş. Zamanının büyük bölümünü burada geçiren Yalçın, ayrıca evinde de Koi balıkları yetiştirmiş ve bitki-hayvan bakımı üzerine 21 kitap yazmıştır.

pelikan sürüsü

Faruk Yalçın, başlangıçta bu parkı 'Kuş Cenneti' olarak düşünmüş. Üç yıl sonra, 1993'te, 80.000m2 alan üzerine botanik park ve kuş cenneti olarak geliştirmeye devam etmiş. 1995 yılında ise akvaryum tesisi, tropik bölge, bir fil grubu ve değişik türlerde hayvanlar eklenerek park zenginleştirilmiştir. Parka ayrıca Paris'ten ithal edilen bir ayı (Yumoş isminde) ile daha da renklilik arttırılmış. Bundan sonraki dönemlerde farklı bölgelerden gelen hayvan çeşitleri ile park sürekli canlı tutulmaya çalışılmaktadır. Mesela kırmızı panda gelecekmişş...Böyle bir haberi size buradan vermek istedim. Oğlum her hafta interneti açıp, heyecanla gelip gelmediğini kontrol ediyor..Bi gelse uçarak gideceğiz görmeye ;))

siyah beyaz yakalı lemur
Hayvanat Bahçesinde 250 ayrı türde hayvan bulunmaktadır. Gezerken sayma imkanınız olmayacak ama 3000'e yakın hayvan nüfüsunu göreceksiniz.  Parkta 600'ü aşkın bitki türünün arasında dolaşırken % 70'inin egzotik iklime ait olduğunu fark etmenizi tavsiye ederim. Ayrıca nesli tükenen hayvanları da görme şansını bulacaksınız.
Bu park İstanbul ve Kocaeli'nin tek hayvanat bahçesidir. Ülkemizde en çok hayvan türününün yaşadığı ve hayvan hastanesi barındıran tek parktır.


Hayvanat Bahçesiyle ilgili notlarım
  • Hayvanat Bahçesi, bölüm bölüm organize edilmiş, bu sebeple merak ettiğiniz hayvanlara öncelik vererek gezebilirsiniz. İsterseniz haritayı önceden bastırıp, park öncesi bir plan yapabilirsiniz.
  • Çocuklar ve hayvanların güvenliği iyi düşünülmüş ve tedbirler geliştirilmiş.
  • Bebek pusetiyle çok rahat gezebilirsiniz.
  • Parkta farklı noktalarda büfeler var. Buralardan yiyecek, içecek temin edip biraz soluklanabilirsiniz.
  • Bahçedeki gezi 3 saatten önce bitmiyor. Yazın giderseniz mutlaka çocuklara şapka ve güneş koruyucu alın.
  • Tuvaletler sabah saatlerinde temizdi. Ancak öğlene doğru ziyaretçi sayısının artmasıyla malum... :((. Bu nedenle ıslak mendilin gücünü yanınızda bulundurun. Emzirme odası aramayın, yok...
  • Çocuk oyun parkından bir süre uzakta durmanızda yarar var. Çünkü çocuklar burayı görünce bahçeyi gezmekten vazgeçebilirler. (Çoook eğlenceli bir park, tavsiye ederim...gezdikten sonra uğrayın!)
  • Arabayla giderseniz ara sokaklara park edebilirsiniz. Eğer yer kalmamışsa, hayvanat bahçesinin kendi otoparkı mevcut ( Süresiz 3 TL). Ana giriş kapısının biraz ilerisinde karşı tarafta göreceksiniz. Yine dolu ise ara sokaklarda başka otoparklar var. ( Genellikle süresiz 7 TL)
  • Okullara yönelik eğitimleri var. Bunun için önceden görüşmek gerekiyor.

oklu kirpi

Ziyaret saatleri ve ücretler

Yılın 365 günü açık olan park 8:30- 17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Ücretler

0-4 yaş: ücretsiz
Öğrenci: 15 TL
Yetişkin: 20 TL
65 yaş ve üzeri: 10 TL

Burada museum pass veya müzekart indirimi geçmektedir.

gözlüklü penguen
Ulaşım

Özel araç

Tem'den Şekerpınar çıkışından Bayramoğlu'na çıkın. McDonald's'ı solunuzda gördükten sonra hayvanat bahçesinin yolunu gösteren tabelaları takip ederek Hayvanat Bahçesine ulaşabilirsiniz.

E-5 yolundan gelirseniz; Çayırova'yı geçince Darıca sapağından sağa gireceksiniz ve yine McDonald's'ın arkasından yol üzerinde hayvanat bahçesini gösteren tabelalar ile ulaşımı sağlayabilirsiniz.

ana girişi

Toplu Taşıma

Tren: Gebze- Haydarpaşa tren hattında yenileme çalışmaları olması sebebiyle bu hattı kullanamayabilirsiniz. (Haziran 2013'te başlayan çalışma 2 yıl içinde bitmesi planlanıyor)

Dolmuş: Harem-Gebze minibüslerine binip, Çayıroğlu McDonald'sta inin. Darıca'ya giden 501 no'lu otobüslere binerek, hayvanat bahçesinin önündeki durakta inebilirsiniz.

Kocaeli'den gelecek olanlar: Otogar veya E-5 üzerinden 400 no'lu otobüslere binerek hayvanat bahçesine ulaşabilirsiniz.

karakulak (soyu tükenen hayvanlardan)

Adres: Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi
           Tuzla cad. No: 15
           (297)- 41700 Darıca

Telefon: 212 265 9965

uyarı levhası
Güzel bir uyarı değil mi? Ziyaretiniz esnasında birçok insanın hayvanlara yem vermeye çalıştığını göreceksiniz. Evet hepimiz bundan zevk duyarız. Onları beslemek, sevmek. :)) Ancak bu noktada onların sağlığını öncelikli olarak düşünmememiz gerekiyor. Bu sebeple etraftaki levhaları sürekli gözettim ve çocuklarıma anlattım. Çıkışta onlara bir miktar para verdim ve yem giderlerine katkı sağlamak amacıyla gişe bölümüne yolladım.

pelikan sürüsü


Çok konuda yurt dışındaki hayvanat bahçelerini aratmayan ve bu parkı İstanbul ve Kocaeli halkının ziyaretine sunan Faruk Yalçın Zoo sahibi ve çalışanlarına, çalışmalarından dolayı teşekkür ederim. Biz güzel bir zaman geçirdik. Çocuklar hayvanları doğal ortamlarında gördü ve izlediler. 
Tabi gönül isterdi ki, yaratılan bu ortamda arka karede çarpık kentleşmeye ait binalar yükselmese :(( . Ancak bahçe sınırları boyunca yapılacak bir botanik çalışma ile bu gibi görüntü kirliliğinin engellenebileceği fikrindeyim ;)


Yıl 2014 çocuklarla hayvanat bahçesine gidildi... 1985-90 yıllarının hayvanat bahçesi ile karşılaştırdığımda, artık hayvanların kendi doğal ortamlarına yakın çevrede yaşadıklarını görmek beni mutlu etti. Çoğunluğunun geniş alanlarda ve telsiz bir çevrede yaşamalarını keyifle oturup seyrettik. Çocuklarım için çoğu bilgi pekişti ve kırmızı panda için yapılacak ikinci seferin planları yapıldı. 
Kırmızıııı pandaa nerdesinn?? Elma dersem çıık, armut dersem çıkmaaa ;)))

ooops bu Yumoş ayıcık, sana çık demedim ki ;))


..tamamı »

24 Nisan 2014 Perşembe

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
İstanbul Akvaryum



İstanbul'da tatilde çocuklarla gezilmesi gereken yerlerden biri de İstanbul Akvaryum. Yok, Florya Akvaryum mu demeliydim? Evet, burayı öylesine benimsemişiz ki... Nereye gidiyorsun diye soranlara " Hani şu Florya'daki yeni açılan akvaryum var ya oraya, Florya akvaryuma!!" demekten, ismi aramızda Florya Akvaryuma dönüşen yer...


deniz analarının dünyası
.
Peki neden görülmesi gerekiyor?

Ziyaretçiler, coğrafi bir rotayı takip ederek Karadeniz'den Marmara Denizi'ne, Akdeniz'den Kızıldeniz'e, Panama Kanalı'ndan Pasifik Okyanusu'na uzanan 16 ayrı tema ve yağmur ormanlarını içeren güzergahta gördükleri canlıları, yaşadıkları doğal ortam koşullarına en yakın şekilde görüp inceleme ve bilgilenme fırsatına sahip olmakta. Birbirinden farklı 15 bin adet deniz ve kara canlısı İstanbul Akvaryumda yaşıyor. Aslında burayı gezerek, dünyanın diğer bölgelerindeki deniz yaşam koşullarını ve doğa şartlarına genel bir deneyimleme imkanına sahip oluyoruz. Eh böylece çocuklarımızın, temaların işaret ettiği coğrafyaları hayal ederek değil, görerek yaşayarak öğrenmelerini sağlıyor.

bilgi panosu

Süveyş Kanalı Maketi

Bir annenin gözünden Florya Akvaryum ile ilgili bilinmesi gerekenler ;))
  • Akvaryuma gitmeden önce telefon ile bilet alımı yapabilirsiniz. Hem çeşitli paket alternatiflerini telefonda sorarak öğrenebilirsiniz. Tel: 444 97 44. Bazen bilet gişesinde uzun kuyruklar oluyor, bunu da atlatmış olursunuz.
  • Girişte vestiyer bulunmaktadır.
  • Çeşitli etkinlikler var. 5D sinema ve aynalı labirent gibi çocuklarla girebileceğiniz aile faaliyetleri..Daha önceki deneyimlerime dayanarak 6 yaş ve üzeri çocuklarınıza tavsiye ediyorum.
  • Büyük bir alana kurulu akvaryum, 4 yaş ve küçük olanlar için uzun olabileceğinden pusetlerini yanınızda bulundurmanızı tavsiye ederim.
  • Gezi güzergahında canlılar ile ilgili bilmek istediklerinizi temaların önlerinde bulunan dokunmatik bilgisayarlardan kolaylıkla öğrenebilirsiniz.
  • Balık besleme saatlerini kaçırmamanızı öneririm. Genel olarak ya saat 11 gibi yada ana tankta 14:30 civarında bu etkinlik gerçekleşmektedir. Anonsları takip ederseniz mutlaka bir tanesini yakalarsınız.
  • Ziyaret parkurunda birkaç kafe ve birkaç restoran bulunmaktadır. Dilerseniz turunuza biraz ara verip, denize karşı kahvenizi (Robert's caffee, Funföndü, coffee corner..) yudumlayabilirsiniz ya da acıkan minikleri tercihinize göre doyurabilirsiniz. (Sütiş ve Kaşıbeyaz var.)
  • Tuvalet ve bebek bakım odaları birkaç yerde mevcut. (Krokiden bakabilirsiniz.)
  • Hediyelik eşya bölümü gerçekten çeşitli...
  • Anatankta, dalgıçların yaptığı faaliyetleri çocuklar mutlaka seyretmeli, zaten sizde bayılacaksınız.
  • İstanbul Akvaryum, Aqua Florya Alışveriş Merkezinin hemen yanında, hatta içinden bağlantısı var. Çocuklarla, İstanbul Akvaryumu gezdikten sonra AVM'yi de şöyle bir gezmenizi tavsiye ederim. Hatta birde üstüne sinema yapabilirsiniz.
  • Dalış yapmak isterseniz önceden rezervasyon yapınnn ;))

anatankta aç bir köpek balığı
anatankta dalgıçların aç olan köpekbalığını besleme çabaları
ağzına kadar sokulan balıkları yinede yemeyen köpekbalığı dikkat !!!
İstanbul Akvaryum, dünya denizlerini ayrı bölümlerde gerek bilgi, gerek maket, gerek fotoğraf ve bilimsel aletlerle destekleyerek ziyaretçilerin beğenisine sunmuş. Zehirli kurbağalar, kum köpekbalığı, kırmızı karınlı piranha, cüce timsah (zaten bunu görmek için gelmiş olan Ege'nin timsahı görünce verdiği ünlem "aaaa çekmiş mi bu timsah!!"), vatoz, imparator melek balığı, caretta caretta, benekli bahçe müreni, palyaço balığı, napolyon balığı gibi bir çok canlıyı da yakından inceleyebilirsiniz.

Gezi güzergahımızda Yağmur Ormanlarına geldik. Buradaki ortam birebir aynı, sürekli yoğun nemli (önce zor nefes alınıyor, alıştıktan sonra rahat) ve minik minik yağmur çiseleyen hava durumu. Çocuklar, böyle bir ortamda yaşamanın nasıl olduğunu daha iyi anlayabiliyorlar. (Evet ıslandık, ama sıcaktan hemen kuruduk.)

yağmur ormanları

nehir vatozu
cüce timsah :)
İstanbul Akvuryum'u çocuklarla gezerken, önümüze İstanbul- Yenikapı açıklarından çıkarılan batık gemi replikası çıktı.
Marmaray kazıları esnasında bununla ilgili haberleri duymuştum. Ancak çok detaylı bir bilgi medyada verilmemişti. Bu arkeolojik kalıntılar sebebiyle de Marmaray'da yapılacak bir durak inşa edilemedi diye hatırlıyorum.
Karşımda Doğu Roma'nın tarihine ışık tutan kurtarma kazıları ile ilgili fotoğraf ve bilgileri görünce çok sevindim:))
Yenikapı'da bulunan batık replikası
Büyüyen Roma İmparatorluğu'nun şehrine liman gerektiği yıllar..MS 379 lar...dile kolay bin yıllar öncesi... Bayrampaşa (Lykos) deresinin ağzına yaptırılan "Theodosius Limanı"...Yıllar geçtikçe, derenin getirdiği topraklarla küçülen liman küçük gemi ve teknelerin barınağı olmuş. İşte metro ve Marmaray'da tam bu bölgeye yapılacaktı. On birinci  yüzyıla kadar kullanılmaya devam etmiş olan bu tarihi limanın olduğu bölgede 35 tekne kalıntısı gün ışığına çıkarılmış!!! Bu kalıntılar "Arkeopark" projesinde değerlendirilmek üzere yerlerinden sökülmüşler.
Dünya literatüründe en geniş antik tekne koleksiyonlarından biri işte bu arkeolojik kazı çalışmaları sonucuymuş...Tabi, bu bulgular sayesinde o dönemlere ait gemi teknolojisi ile ilgili teknik bilgiler elde edilmiş...(Bilgi: Arkeoloji Müzesi websitesi)
Kim bilir, Marmara Denizini kazsan neler neler çıkar, M.Ö'lere gidilir diye tahmin yürütüyorum ;))

Yenikapı'daki batık teknenin replikası

Bu tarihi değeri büyük olan çalışmadan ayrıca birçok hayvan türüne ait kemikler de çıkarılmış. Bunlar İ.Ü. Veterinerlik Fakültesinde sergilenmekteymiş.
Kurtarma kazı çalışmalarının sonuçları, "Vehbi Koç Vakfı" ve "Arkeoloji Müzesi"'nin de ortak girişimiyle 25 Haziran 2013-25 Ocak 2014 tarihleri arasında Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmiş. (Kaçırmışım, giden var mı aranızda?)
Ben şimdilerde nerede sergilendiklerine dair somut bir şey bulamadım. Ancak, ilgili döneme ışık tutan tekne kalıntıları Yenikapı'da yapılacak kültür parkındaki müzede sergilenecekmiş. Burası açıldı mı duyan var mı? Bu bilgiyi de "Sabah Gazetesi"nin 17 Şubat 2011 tarihli haberinden paylaşıyorum.

Eh hal böyle olunca şimdilik İstanbul Akvaryuma giderek, o döneme ait olan bir teknenin birebir replikası ile idare edeceğiz, ne yapalım ;)) Meraklılarına duyurulur...



zehirli kurbağa
Adres: Şenlikköy Mah. Yeşilköy Halkalı cad.
            No: 93 Florya/ İstanbul

Telefon: 444 9744

Nasıl gidilir?

Özel Vasıta: Tem (E80) veya çevreyolunu (E5) takip ederek Yeşilköy ve sonra Florya'ya sahil yoluyla ulaşın. Çevresinde İBB Florya Tesisleri var. ( Akvaryum eski tren yoluna paralel sahil kıyısında.)
Toplu Taşıma: Lütfen linki tıklayın; http://www.istanbulakvaryum.com/tr/alternatif-ulasim
Otopark: Akvaryumun otoparkı olduğu gibi AVM'ninde ücretsiz otoparkı var. Ayrıca açık otoparklarda mevcut.



..tamamı »

7 Şubat 2014 Cuma

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Jurassic Land

Şubat tatili geldi! Hatta bitiyor bile;)) Çok yoğun bir programla açılış yaptık, bu haftada kapatıyoruz artık. Bir dolu geçen şu iki haftada tempomuza bir de Jurassic Land'e giderek hız katalım dedik.

Jurassic Land, Forum İstanbul'un üst katında. Bu parkta, tarih öncesi yaşamış dinozorların yaşamlarının nasıl olduğunu, nelerle beslendiğini, ne kadar yırtıcı olduklarını, nasıl doğduklarını ve yaşadıklarını, nesillerinin nasıl  gelişp sonrada tükendiğini görebilirsiniz. 

Biz çok merakla gittik :)) Parkın gişesinden içeriye girdiğimizde gerçeği büyüklüğünde bir dinozor iskeleti bütün görkemiyle bizi karşıladı. Çocuklarım, bunu görünce sanki uzakta taa tepeye Himalayaları görmeye çalışan dağcılar gibi konuşmaya başladılar... Onlar kendilerince eğlenirken, bu giriş bölümünde rehberimizi bekledik. Eveet!! Size bir rehber eşliğinde, parkta var olan herşey anlatılıyor. Ama önce, bizleri 4D sinema salonuna aldılar, koltuklarımıza hemen oturduk. Bir simülasyon yaşayacağımız için ben bile çok heyecanlandım. Bir helikopterin (JURACOPTER) içinde gezerken dinozorların yaşam macerasının nasıl olduğunu birebir tecrübe ettik. Gerçek efektler kullanılmış. Dinozorun nefesi yüzümüze rüzgar gibi esti, suyun içinden geçiyorsak yüzümüze hafif su püskürtüldü, helikopter bir yere iniyor veye kalkıyorsa ya da dinozor saldırmışsa bunu da koltuğumdaki sarsıntılarla yaşadım, yaşadık!!! Kısacası dinozorlar şu anda hayatımızda olsaydı, nasıl bir ortamda yaşardık ve neler hissederdik, birebir simülasyonu hazırlanmış. En fazla 10 dakika süren bu gösteriden sonra dinozorlarla ilgili diğer bölümlere doğru yöneldik.

Bu bölümlerde kısaca; Rehberimiz, bir dinozorun doğumu, aile dinozorların yaşamı, nasıl beslendikleri, çıkardıkları ses ve hareketleri, birebir gerçek boyutuyla hazırlanmış dinozor maketlerini göstererek bilgi verdi. Çocuklar,  hareketli dinozorlardan çok etkilendiler. Ellerinde fotoğraf makineleri heyecanla video yada fotoğraflarını çektiler.


Turun sonunda Şubat tatili için hazırlanmış olan çocuk partisi, bu kadar heyecanın üzerine iyi geldi. Herkes bol bol güldü, dans etti ve hopladı. 

Dinozor parkı hakkında size tavsiye etmem gerekenler;
  • Jurassic Land'e gittiğinizde önceden bir plan yapmanıza gerek yok. Zaten rehber eşliğinde gezeceğiniz için, tur gayet açıklayıcı ve yönlendirici oluyor. 
  • Kesinlikle 7 yaş ve üzeri çocuklarınızı götürmenizi tavsiye ederim. 
  • Eğer 6 yaş altı çocuğunuzu götürmek zorundaysanız, 4D sinemaya küçük çocukla girmemenizi şiddetle öneririm. (Sinemada ne kadar 6 yaş altı varsa, ebeveynleri çıkarmak zorunda kaldı :(((( ) 
  • Rehber ile gezilen 1 saatlik turda tuvalet imkanı yok. Sadece bitişteki çocuk oyun parkının olduğu yerde var. 
  • Parkın içinde yemek ve içecek ihtiyaçlarınızı giderecek dükkan yok. Zaten gerek de olduğunu düşünmüyorum. Sadece ihtiyacınız olacağını düşündüğünüzü içecek varsa bunları yanınızda bulundurmanızda fayda var. 
  • İçerde vestiyer bölümü yok.
  • Gişe çıkışında sağda Jura Kafe'de ( biletinizi gösterdiğinizde menü üzerinden % 15 iskonto varrrr)  veya Forum İstanbul'un yemek katında acıkan minik bünyeleri doyurabilirsiniz.
  • Gezinin sonunda hediye dükkanını bulabilirsiniz.
Nasıl gidilir?

Jurassic Land, Forum İstanbul'un içindedir.  Forum İstanbul'da üst kata çıkarak burayı görebilirsiniz. Pusetle gidiyorsanız asansörle çıkmanızı tavsiye ederim. 

Bilet 

Yetişkin: 28 TL
Çocuk: 22 TL
3 kişilik aile: 66 TL
4 kişilik aile: 88 TL

Çocuklar için aktiviteler

Kazı ve yumurta boyama faaliyeti var. Turdan önce bunları mutlaka gişeye sorun. Çocuklar kazı faaliyetinde tarih öncesine ait yumurtaları bulup, çok eğleniyorlar, şaşırıyorlar. Onlar için farklı bir tecrübe. (Şiddetle tavsiye ederim)
Köstebekgilleri seven çocuklar!! Bu karne tatili boyunca köstebeklerle beraber etkinliklere katılabilirsiniz.


Parkla ilgili beklentim biraz daha dinozor replikalarını inceleyebilmekti. Ancak müzede genel olarak karanlık bir ortam yaratılmasından dolayı çok ayrıntılı bir şekilde dinozorları veya kemiklerini göremiyorsunuz. (Sadece girişte gerçek boyutta dinozor iskeleti var. Turun genelinde başka yerde göremiyorsunuz.) Bu park, daha çok dinozorların tarih öncesi yaşantılarını rehberin anlattığı bilgiler doğrultusunda görmenizi ve aklınızda canlandırmanızı sağlayan bir çeşit müze.

Çocuklarınız dinozorlara ilgi duyuyorsa, onların hayal gücünü daha da güçlendirebilirsiniz ;))


..tamamı »

26 Aralık 2013 Perşembe

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Turkuazooooooo



Gitmeyen kaldı mı??? Aman biz buraya gittik gördük hatta üstüne 2 kere daha ziyaret ettik diyeceksiniz. Zaten tv'larda da sürekli reklamı döndüğü için çocuklar illaki tekrar tekrar girmek istiyor bu akvaryum parkına.. Dolayısıyla evet biz bu seneki ziyaretimizi tekrar yaptık :)))

Olsun, ben yine de burayla ilgili görüşlerimi paylaşmak istedim, çünkü ülkemizde bu tipte "park"lar pek yok. Varsa bile (bence) bu kadar düzenli, hayvanların her türlü yaşam koşulları düşünülmüş, ziyaretçilerin gezerken yorulmadığı tam tersine zevk alarak gördükleri, çocukların merak ettikleri doğal yaşam koşullarını inceleme ve hatta yaşama fırsatı veren tek yer olduğunu düşünüyorum. Bu sebeplerle "Turkuazoo" ile ilgili bu yazıyı yazmaya karar verdim.


Burası neresidir?

Websitesi, www.turkuazoo.com' dan da detaylıca bilgi alabileceğiniz gibi, bir anne gözüyle Turkuazoo neresidir diye sorarsanız;
Turkuazoo, dünyamızda yaşadığını bile farkında olmadığımız yada varlığını bilip de yanına gitmeye cesaret edemeyeceğimiz deniz canlılarını barındıran çok farklı temalarla bunları sergileyebilen akvaryumların bulunduğu bir park alanıdır. Eğlenceli, etkileyici ve eğitici... Kocaman bir dünya ayaklarınızın altında başınızın üstünde kayarak geçiyor....Egzotik deniz canlıları, balon gibi şişen balon balıkları, piranalar, köpekbalıkları, dev orfozlar, zehirli mürenler, ahtapotlar, denizatları, yıldızları ve tatlısu kaplumbağaları Mata mataları gibi saymakla bitiremeyeceğim on binlerce tatlı ve tuzlu su balıkları üstümüzden salına salına yanımızdan yan yan bakarak geçiyorlar. (Köpekbalıkları, geçerken biraz heyecan yapmadık değil!!!) Çocuklarla beraber denizaltında bin fersah kitabında geziyormuş gibi hissettik.



Giriş ücretleri nasıl?

0-3 yaş ücretsiz (heyoo)
Çocuklar +3-16 yaş arası : 22  TL
Yetişkin :  29,50 TL
2 çocuklu aile paketi : 88 TL (Ebeveyn+2 çocuk)
Öğrenci-öğretmen: 22 TL (Öğrenci 16 yaş üstü)

Nasıl gidilir?

Turkuazoo, Forum İstanbul Alışveriş Merkezi içindedir.

Özel vasıta ile gelenler; TEM otoyolundan Hal-Otogar ve Kuru gıda hali istikametini takip edebilirsiniz. E5 otoyolundan Otogar çıkışından Kartaltepe-Yıldırım-Kocatepe'yi takip ederek ulaşabilirsiniz. Otopark hem İKEA'nın hemde Forum İstanbul AVM'nin ücretsiz otoparkından yararlanabilirsiniz.

Toplu taşıma araçları ile gelenler; 32 (cevatpaşa-Eminönü), 32A (cevatpaşa-Beyazıt) ve 32T (cevatpaşa-Taksim) no'lu otobüslerle. Metroyla, Atatürk Havalimanı-Aksaray hattında giden metronun Kocatepe durağında inin, böylece direk alışveriş merkezi içine girebilirsiniz.

Anadolu yakasından ayrıca Metrobüs ile Merter'e gelip Aksaray-Atatürk Havalimanı hattında giden metroya geçerek Turkuazoo'ya giriş yapabilirsiniz.

Telefon: 212 640 2015


Burada neler yapılır (bence)?


Önce girişte bir fotoğraf çekim ekibi sizi bekliyor. Bu fırsatı kaçırmayın derim, çünkü sürpriz bir hatıra fotoğrafı çekiyorlar ;))

Turkuazoo'ya yürüyen merdivenlerden aşağıya indiğinizden itibaren okları takip ederek bu tematik parkın içinde ilerleyebilirsiniz. Gezerken tüm temaları görüyorsunuz ve kaçırmanıza imkan vermiyor. Bu temalar neler? Yağmur ormanları, falezler, Karadeniz, Akdeniz, falezler, mağaralar, hint-pasifik okyanusunda yaşayan canlılar ile onlara dokunabileceğiniz açık havuzlarda bu deniz ve tatlı su canlılarını izleme olanağı sağlayan ayrı ayrı bölümler. Ayrıca ana tank ve su altı tünelinde, 270 derece panoramik görüş açısıyla dünyanın dört bir yanından getirilmiş çeşitli canlıların yaşayışlarını izleyebileceksiniz. Hatta bunları fotoğraflayabilirsiniz, ve tam üstünüzden geçen bir köpekbalığının yüzüşünü hatta videoya çekme imkanı bulabilirsiniz.

Bu sualtı tankında, her saat başı dalgıçların yaptığı gösteriler var. Yine 60 dakikada bir, tüm deniz canlıları doyuruluyor. Bazen de "Winx su perileri" gibi değişik gösteriler olabiliyor. Genel olarak siz parkın içinde dolaşırken bu aktivitelerden biri veya birkaçını mutlaka yakalayabiliyorsunuz. (Zaten anons ile bildiriyorlar)


Yaş grubu 7-14 arası olan gençler, Turkuazoo'da bir gece köpekbalıklarıyla kamp yapabiliyorlar. Bu tur bence çok güzel, çünkü başlarına bir rehber veriliyor. Bütün gece tüm canlıları anlatıyor, sonra el fenerleriyle su altı tankında köpekbalıklarını seyredebiliyorlar. Bu faaliyet genel olarak okulla gelen gruplara veriliyor, bilginize...(Keşke o yaşa dönsem, bize neden yok?)

Ayrıca "Turkuazoo Dalış Merkezi" açılmış. Bu merkeze gelen ziyaretçilere, su altı tankında 30 dakika gezme imkanı sağlanıyor. Ancak bunun için önden rezervasyon yaptırmakta fayda var.(Tel: 212 640 2015).(NOT!! Evlenme tekliflerini su altından yapanlar varmış, süperr fikir değil mi?)


Neler yenilir?


Bu noktada, Turkuazoo, zayıf kalmış. Tabi yolunuz üzerinde atıştırmalık satan dükkan var. Ama bebekli annelere tavsiyem, yanlarında mutlaka birşeyler bulundursunlar. Geziniz bittikten sonra, Forum İstanbul AVM'de size ve çocuklara göre yerler var, bilginize..

Hediyelik eşya dükkanında çok fazla seçenek olmadığını söyleyebilirim. Birde daha önceki ziyaretimizde çıkışta çocukları korsanlar beklerdi, onları göremedim, nereye kaybolmuşlar??


Denizin altında yaşayan ve belkide tarih öncesine ait onlarca canlıyı gördük, onların dünyalarını yaşadık. Teşekkürler Turkuazooooo!! Takip ettiğimiz oklar, bizi bu sihirli dünyadan dışarıya doğru yönlendirirdi. Oğlum "Anne fotoğrafımızı almayı unutmayalım!" diyerek bana seslendi.

Evet, sürpriz fotoğrafı almayı unutmayın, oğlumdan söylemesi ;)))


..tamamı »

13 Kasım 2013 Çarşamba

Share to Facebook Share to Twitter Share on Google Plus
Miniatürk




Daha önceleri Miniatürk'e gitmek hiç aklıma gelmezdi.  Ben zaten İstanbul'dayım. Mutlaka bu güzel İstanbul eserlerinin önünden arkasından karşı yakasından birkaçını görüyorum, yada en azından ziyaret ediyorum derdim.

Geçen haftalarda oradaydım ve bu kadar zamandır nasıl böyle bir yeri çocuklarımla gezmemişim diye kendi kendime hayıflandım. Süper eğlendik, gezdik, dinlendik, oynadık, yedik içtik..Daha ne anlatayım bilmem ama durmayın çocuklarınızı ya da sadece kendinizi alın götürün bu mekana, kaçırmayın!!!

Kendine has masalsı bir yapısı var bu açıkhava müzesinin. Düşünsenize çocuklar için ne kadar büyük olan bu eserler kendi görüş hizalarına indirilmiş durumda. Zaten kızım Rumeli hisarını görünce "Anneee, benim şatoma geldik!!"diye bir ünledi heyecanla. O andan itibaren farklı bir dünyaya girdiğimizi anladım;))



Miniatürk her gün ve 09:00- 18:00 saatleri açık.

Buraya nasıl ulaşılır?

Arabayla gidecekler için; Sütlüce'ye geldikten sonra Miniatürk'ü gösteren tabelalar yol üzerinde var. Bunları takip ederek ulaşabilirsiniz. Ayrıca arabanızı park edebileceğiniz çok büyük bir otopark var, yer bulamama gibi bir derdiniz olamaz. (Pazar günü bile rahattı)
Toplu Taşıma Araçlarıyla; Taksim'den; 54 HT ( Hasköy / Taksim)
Mecidiyeköy ve Şişli'den; 54 HŞ ( Hasköy / Şişli )
Eminönü'nden; 47, 47 Ç, 47 E
Topkapı'dan; 41 ST ( Seyrantepe / Topkapı )
Ayrıca Seyrantepe / Topkapı minibüsleri

Artık ulaştıysanız Miniatürk'te uygulanan ücret fiyatlarıda şöyle aklınızda olsun;

• Tam bilet ücreti: 5 TL
• Öğrenci, Öğretmen, Polis ve Askeri Personel giriş ücreti: 3 TL
• Okul grupları (Okul öncesi dahil): 3 TL Veli: 5 TL
• 10 öğrenciye bir refakatçi öğretmen ücretsizdir.
• Yabancı uyruklu ziyaretçi giriş ücreti : 10 TL

(Burda sadece nakit ve kredi kartınızı geçerli bilginize..)


Artık içerdeyseniz sizde kendinizi bu masalsı ortama bırakın ve tadını çıkarın.. Bol bol fotoğraf çekin.(mutlaka fotoğraf makinesi olması gerekmez, siyah beyaz kareler kendi aklımızda yer alsın)


Her maketin önünde ilgili eserin bilgisini dinleyebileceğiniz cihaz yer almaktadır. Bu cihazlara size verilen kartı gösterdiğinizde çalışıyor. Tabi sonuna kadar dinlemek bana nasip olmadı, çocuklarla beraber olunca. Çünkü bambaşka bir eser onların ilgisini çekiyor ve oraya doğru yönlenip sorularını cevaplandırıyorsunuz.

Tabi yanınızdan bir de tren geçtiyse buna da binmenizi öneririm. Bu minyatür ekspres tren tüm gezi alanını dolaşıyor. Kişi başı 1 TL. Çocuklar buna bayılıyor!!



Böyle bir gezi bitince tabi acıkan karınlar olabilir. Çeşitli alternatifler mevcut. İsterseniz "Beltur Kafe/Restoran"da yemek yiyebilirsiniz. Daha çabuk ayaküstü olsun diyorsanız şişlere takılmış patates kızartmaları, haşlanmış mısırlar, şekerleme çikolata satan minik standlarda mevcut. Bunlardan alıp piknik masalarına yerleşebilirsiniz. Hemde çocuklarla açıkhavadan kopmazsınız. Piknik masalarının olduğu alanda gölet var ve çocukların 1 TL atarak uzaktan kumanda edebileceği tekneler var. Bu faaliyetten sizde yararlanabilirsiniz, ben çok keyif aldım teknemle gölette açılırken ;)) Boğaz Köprüsü maketinin bitiminde de bir büfe var, fakat biz gittiğimizde çalışmıyordu. Herkes masalarını dinlenmek için kullanıyor bilginize..

Maket, tren ve yemek faslı bittiyse şimdi eğlence zamanı.. Neler neler var bakın..  Küçük ziyaretçilerin ilgisini çekecek, Truva atı ve kale gibi oyun gruplarından oluşan oyun alanı, satranç, labirent (1 TL), masalcı ağaç (1 TL) ve miniland oyun alanı yer alıyor.

Ayrıca içeriye girerken gişedeki sorumluya günün etkinliği var mı diye sormayı unutmayın. Biz Mehter takımını seyrettik!! Muhteşemdi, çocuklar bayıldı. Biz büyük ziyaretçilerse zaten böyle tarihi bir ortamda o zamanlara gittik geldik.

Bebekleri ile gelecek olanlar hiç korkmasın, pusete atın bebişinizi ve rahatlıkla gezin. Her yere rahat girebileceksiniz, rahat yedirebileceksiniz..

Biz "flyride" deneyimini yaşamadık, vaktimizi daha çok oyun parkındaki kale, Truva atı ve labirentte geçirdiğimiz için. Bu nedenle bununla ilgili bir fikrim yok.  Ama çocuksuz veya daha büyük çocuklar mutlaka denesin. Helikopterle Türkiye ve İstanbul turu görmek isteyenler için birebir ve herkes memnun çıkıyordu içerden benden söylemesi..



Eee tabi burdan çıkarken evde sizden minik hediyelikler bekleyenler olabilir. Çıkışa yakın küçük bir hediyelik eşya dükkanı var. Eş, dost, akraba, minişler için birçok hatıralıklar yer almakta.

Yerli yabancı çocuklu çocuksuz tüm turistlerin İstanbul'da gezi için ilk durakları burası olmalı. Sadece İstanbul değil, tüm Türkiye'nin kısa sürede bir turunu burda deneyimliyorsunuz. Ülkemizin bilmediğiniz görmediğiniz yerlerinin nasıl olduğunu anlıyorsunuz.

Miniatürkle ilgili yazımda siz annelere çocuklarla nasıl bir günün sizi beklediğini anlatmaya çalıştım. Bu yazımın sizin için faydalı olacağını temenni ediyorum. Bir sonraki yazıma kadar herkese iyi günleeer dilerimm :)))
..tamamı »

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Back To Top